UMUTSUZLUĞUN GÖZLERİ
Düşüncelerini, başkalarına kabul ettirmek için çeşitli yollara saptırdıktan sonra, başarılı olamayınca içinde ki, kin tohumları büyümeye başlar.
Çevresine negatif ışın verip, olumsuzluklar yaratır. Yanlışla-doğruyu değil, benliğinin sesini dinleyerek kişileri gereksiz yere eleştirmeye başlar. Yaptıklarının farkında olmadığı gibi yanlış yorumlarda bulunduğunu da, kabul etmez.
Sıkça karşılaştığımız arkadaş ilişkilerinde ki, çıkarcılık ; oluşan veya yeni oluşmaya başlayan dostlukları olumsuz yönde etkilemektedir. Kendisini akıllı sanıp, kurnaz geçinenler arkadaşlarını kullanırken, karşı tarafın her zaman bir şey anlamadığını düşünür. Oysa olayların en başından başlayan menfaat çıkarını anlamış ve arada ki, sınırı korumuştur.
İşte ! Kendisini her şeyden üstün görenler, aslında zavallı ve acınacak kimselerdir.
Hayatın ağır yükü altında ezilenler, yaşamın sorumluluklarını üstlenmiş olanlar ; tahıl gibi değirmende öğütülerek yok olmaktadır.
Umutsuzluğun gözleri gecenin örttüğü örtünün altına kaymaya başlar ; istemediği kadar çirkinlikler, ahlaksızlıklar ve yolsuzluklar !.. Hepsi oradaydı yeni planlar yapmaktaydılar. Arada bir aralarında tartışma çıksa da, pastanın büyük parçası huysuzluk yapana verilince, ortam yeniden duruluyor. Altınlar, elmaslar, yakutlar uygun şekilde pay edildikten sonra sazlı-sözlü eğlence başlar. Artık onlar için zaman durmuştur. Zevkin doruğuna erişenler, yüksek sesle şarkılar söyleyerek ortada dans edenlerin üzerine avuç dolusu para atar.
Gözlerinin içinde ki, parıltı tuttuğu altın, kadehten daha parlak. Umutlu ve neşelidir, her şey eksiksiz olarak mükemmel bir şekilde hazırlanmıştı. Masaların üzerine donatılan yiyecekler birer, ikişer ağızlara doğru giderken, dışarıdaki hayattan habersizdiler. Umursamaz davranışlar sergilenirken, sadece kendileri için hayat olduğunu düşünüyorlardı. Karanlığı yırtarcasına atılan kahkahalara çatal, kaşık sesleri de eklenmekteydi.
Baharın ılık rüzgarı beyaz tenler üzerinde dolaşırken, gece boyunca onlarla birlikte olan umutsuzluğun gözleri dolar, ağlayacak gibi olur. Fakat kendisini çabucak toparlar görmek istediği başka güzellikler olabilirdi.
Yeni dünyaların, yeni hayatların, yeni mutlulukların, yeni neşelerin herkes için alınıyor olmasını dinlemek onu mutlu edebilirdi. Ancak öyle bir toplantının olduğunu göremedi.
Umutsuzluğun gözleri dürbün gibi her tarafı inceledi, yine göremedi. Aradığı mutluluğun sosyal yapının raporlarını göremedi.
Gecenin örtüsünün altına gizlenenler umutsuzluğun gözlerinden zaten habersizdiler, şimdi sonsuza değin haberleri olmayacaktı.
Umutsuzluğun gözleri umutla gözler olmayacağını çok önce anlamıştı ama son şansını da, kullanmak istemişti.