Menü Maçka Haber
Fatma Karahasanoğlu

Fatma Karahasanoğlu

Tarih: 10.02.2023 15:46

TÜRKİYE NEFESİNİ TUTTU

Facebook Twitter Linked-in

TÜRKİYE NEFESİNİ TUTTU
Türkiye başın sağolsun.
Gün gelir geçer, ancak giden canlar gelmez. Bir haftayı geride bıraktık. Öyle yada böyle
günler gelip geçti.
Depremin üzerinden bir hafta geçmesine geçti ancak bıraktığı izler, hala ortada.
Yıkılan binaların her birinde bir hayat vardı. Şimdi ise suskunluk hakim odu. Taş yığınına
dönen katlı binaların heybetine ne oldu? Duvarların ardında ki, yaşamlara ne oldu?
Duvarların her biri unufak oldu, kaldırımlarda moloz yığınına döndü.
Aynı gün iki ayrı depremin yarattığı tahribat, on kentin üzerine kabus gibi çöktü.
Deprem kuşağında olan ülkemiz bir anda depremin gerçek yüzüyle karşılaştı. 1939 yılındaki
depreme benzerliği günlerce tartışıldı. Fakat 06 Şubattaki depremin bir benzerinin dünya
tarihinde yaşanmadığı da, bir gerçek.
Her iki depreminde merkez üsleri Kahramanmaraş’ın ilçeleriydi. Geniş bir alana yayılması
felaketin boyutunu daha da büyüttü.
Tüm Türkiye nefesini tuttu. Deprem bölgesinden gelecek olan mucizeleri
beklemekte. Bu mucizeler bazen geliyor. Enkazdan çıkartılan depremzede gün yüzüyle
buluşturuluyor. İlk müdahale yapıldıktan sonra ambulanslarla hastaneye sevk ediliyor. Bu
süreç günlerce devam etti. Arama kurtarma ekipleri molozların arasından canlı bulmak için
canla başla çalıştı.
Her saat, her dakika önem taşımaktadır. Bir saniye bile yaşama tutunma için yeterli bir
zamandır. Zamana karşı çalışmak zor olsa da, depremzedeler için hayati önem taşımaktadır.
Enkaz yığınları arasından kimler çıkartılmadı ki! Ama en çok dikkatleri çeken bebekler oldu.
Masum yüzlerinde en ufak bir çizik olmadan yatağından alınmış gibiydiler. Şaşkın gözlerle
etrafını inceleyen bebeklerin ağlamaması da ayrı bir dikkat çekici noktaydı. Her şeyden
habersiz kendi dünyalarındaydılar.
Pazarcık ve Elbistan’da ki deprem on ayrı kente ateş düşürdü. Ancak tüm Türkiye
aynı ateşle yandı. Yürekler sızladı. Bölgeden gelecek her türlü mucize yüreklere su serpti.
Kimi on saat sonra kimi seksen saat, kimi de 100 saat sonra enkazdan çıkartıldı. Aralarında
her yaş grubu vardı.
Bir şeyi öğrenme zamanımız geldi. O da, Türkiye’nin deprem kuşağnda oluşudur.
Zeminler analiz edilmeden, inşaata izin verilmemelidir. Onun, bunun adamı deyip, imarlar
açılmamalıdır. Bu kadar konu hassasken, gelişi güzel imarlar verilmemeli. Hiç kimse canını
yolda bulmadı. Hepimizin dönüşü Allah’adır. Bunu biliyoruz ancak birkaç kuruş fazla kazanç
olacak diye canlar heba edilmemelidir. Çürük binalar inşa edilip, insanların hayatlarına mal
edilmemelidir. Birileri para kazanacak diye canlar, yok sayılmamalıdır.
Herkes görevini yapacak daha doğrusu herkes hak ettiği şekilde görev alıp yerine getirecek.
Yanlışa yanlış, doğruya doğru demeyi bilmek gerekir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —