SALİH AYTAÇ
FIRINCI-BAKKAL
1900’lü yılların başlarında insan sağlığı konusunda ne kadar imkânsızlıklarla dolu olduğu, hastalıkların kol gezdiği, ilaç ve doktorun hiç bulunamadığı bir gerçektir.İşte bu gerçeklerle yüz yüze kalmış olan biriside ilçemiz de altmış yıla yakın fırıncılık ve bakkal esnafı olarak ilçe halkına hizmet veren Salih Aytaç tır.
1900’da Yeşilyurt(Hacavera) da kendisinin doğduğu anda annesini doğum anında kayıp etti Salih Aytaç...
On yaşına geldiğinde ise babası Mollaoğlu Ahmet hayata gözlerini yumdu. 4 erkek ve 3 kız kardeşle köyünde yetim kaldı Salih Aytaç.Bir parça ekmek bulmak, kendisinin ve kardeşlerinin karnını doyurmak için nasıl mücadele yapacaktı? Henüz bunun bilincinde bile değildi… Kendi çevresinde ve yaşadığı köydeki büyükleri ona bu konuda yardımcı olarak bir karar verdi. Bu karar onun çocuk yaşta ticaret yapmaya karar vermesiyle köyden İlçe merkezine indi.
Her zaman kendisi ve yetim kardeşlerinin ihtiyaçlarını karşılamak, yaşantılarını sürdürebilmenin yollarını arıyordu.İlkokula hiç gitmedi ancak daha sonraki yıllarda hem eski yazıyı,hemde yeni yazıyı gece okuluna giderek öğrendi.
Çocuk yaşta başladığı esnaflık hayatına köyünde yetiştirdiği taze soğan, yumurta, peynir ve benzeri ürünleri Maçka merkeze getirerek burada bu ürünlerin pazarlamasını yapıyordu.Günün akşamına kadar kazandığı birkaç lira ile köyündeki kardeşleriyle beraber yaşadığı evin ihtiyacını karşılardı.
1920’de askerlik görevini Trabzon’da bedelli olarak tamamladıktan sonra tekrar Maçka ya döner. Maçka’ya döndükten sonra aynı köyden Küçük Alioğlu Mehmet kızı İlve ile evlenir.Bu evlilikten sonra ki yıllarda 5 erkek,5 kız çocuk babası olur.
Maçka ilçesinde ilk dükkân’ı şimdilerde T.C.Ziraat Bankası karşısında bulunan ve mülkiyeti Abdul Bayrak’a ait olan dükkânlarda bakkal işletmecisi olarak başladı.O yıllarda bakkal dükkânlarında satılan mallar çok daha farklı idi.İnsanların temel ihtiyaçları olan Gaz,Tuz,Şeker gibiana maddeler bulunmakta, ayrıca giyim eşyalarıda aynı dükkânlarda satılırdı.
Rusların Trabzon’u işgal ettiklerinde Maçka bölgesine girmeleri kaçınılmaz olmuştur.Maçka bölgesinde çeşitli zamanlarda azda olsa küçükçaplı çatışmalar ve olaylar yaşandı.Bu olayların bir tanesinde Rusların vurdukları bir şahsın Salih Aytaç’a çok benzemesinden dolayı çok korktuğu için15 gün çarşıya çıkamamıştır.
Yine çocukluk yıllarında köyde tarlada çalışan kadınlara taş atmış, bunu gören Rum vatandaşlar Salih Aytaç’ı tehdit ederek seni vuracağız;diyerek kendisinibir hayli korkuturlar…Bunun üzerine bir süre bu korku ile köyünde yaşayarak meydanlara çıkmaz.
1930’da yapılan Muhtarlık seçimi sonrası Yeşilyurt(Hacavera) da muhtar seçilir.Muhtarlığı döneminde iyi hizmetler yaparak köylü tarafından desteklenir.Fakir köylülere evinde yaptırmış olduğu yemekleri dağıtarak köylünün sevgisini kazanır. Başarılı bir muhtarlık süreci yaşadığı halde 1937’da kendi isteği ile muhtarlığı bırakır.
Askerlik dönüşü ve evlilik yılarından sonra 5 yıl kadar bakkal işletmeciliği ile uğraş veren Salih Aytaç şimdiki Cevizlik Caddesi üzerinde bulunan Aytaç apartmanın olduğu arsayı belediyeden satın alarak burada ahşaptan 4 katlı bir bina yapar.
Bu binanın ilk katında bir fırın inşa eder ve fırıncılık mesleğine devam eder.O dönemin işçileri ise daha sonraki yıllarda fırın işletmeciliği yapan Muzaffer Konak ve bakkal işletmeciliği yapan Ali Muratoğlu dur.
Satın almış olduğu arsada ki binayı yaparken köylerden at sırtında taşımış olduğu kerestelerden faydalanarak tamamen ahşap işçiliğine önem verir.O yıllarda yapmış olduğu bu bina Maçka içerisinde parmakla gösterilen ender binalardan bir tanesidir. Devlet memuru olarak Maçka’ya atanan insanlar bu binalarda kiraladıkları katlarda veya odalarda ikamet ederlerdi. 1970 li yıllarda Maçka Müftülüğü de bu binaların bir katını kiralayarak Maçka halkına hizmet vermiştir.1935’den 1952’ye kadar fırıncılık mesleği ile uğraş veren Salih Aytaç fırıncılık mesleğini bırakarak tekrar bakkal ve Manifaturacılığa başladı.
Yardımsever birisi olarak tanınan Salih Aytaç bir gün İspela(Ocaklı)köyünden bir şahıs dükkânına gelerek ihtiyacını belirterek kendisinden borç para ister.Salih Aytaç hiç düşünmeden köylünün ihtiyacını karşılar.Ancak bir süre sonra verdiği parayı geri isteyince parayı alan şahıs bunu inkâr eder ve geri ödemez…Bunun üzerine parayı vermeyen vatandaşı mahkemeye verir.Hâkim karşısına çıkarlar ve hâkim karşısında borcunu inkâr eden şahıs’ a iki tokat atar…
Hâkim bu olaya çok kızar ve bunları mahkeme salonundan dışarı atar.Parayı vermeyen şahısda bu olaya çok içerler fakat orada bir şey yapamaz.
Daha sonra Salih Aytaç’ı takip etmeye başlar.Salih Aytaç,bir akşam üstü dükkânını kapattıktan sonra Yeşilyurt(Hacavera)ya gitmek üzere yola çıkar. O dönemde köyünün yolu şimdiki Güney Mahallesinden geçilerek 1990’da yaşanan sel felaketinde yıkılan kambur köprü üzerinden karşıya geçilerek köye gidilmek zorundadır.
Borç para verdiği ve Hâkim karşısında iki tokat attığı şahıs köprü yakınlarında Salih Aytaç’ı vurmak için pusuya yatar. Tam oradan geçeceği sırada bunu fark eden Salih Aytaç hemen duvardan altına atlayarak mermilerden kurtulur. Daha sonra bu olay tatlıya bağlanarak sorun çözülür.
1971’e kadar Maçka ilçesinde sürdürmüş olduğu esnaflık yaşantısını sahibi olduğu bakkal dükkânını oğlu Seyfettin Aytaç’a devrederek çalışma hayatına sonverir.
1972’de Haç görevini yerine getiren Salih Aytaç 01 Mayıs 1978’de sokağa çıkma yasağı olduğu bir günde İstanbul’da kalp krizi sonucu yaşamını yitirir.
Alınan özel izinle çocukları tarafından İstanbul’dan Trabzon- Maçka ya getirilerek Yeşilyurt(Hacavera)köyünde defnedilir.
Kaynak kişi:(Oğlu) Mustafa AYTAÇ