Osman Konak

Tarih: 28.11.2023 12:32

MUZAFFER KONAK FIRINCI

Facebook Twitter Linked-in

MUZAFFER KONAK

FIRINCI

Sarıkamış şehidi dedem Mehmet Konak’ın en küçük oğludur. Doğum tarihi 1917 olarak yazılmış ancak gerçek doğum tarihi 1914 yılıdır.Babası Mehmet Konak Sarıkamış da 1914’de gerçekleşen savaşa gittiğinde henüz altı aylıktır Muzaffer Konak…

               Babası Mehmet Konak Sarıkamış da gerçekleşen ve 90 bin civarında şehit verdiğimiz savaştan bir daha geri dönmedi. Orada ölen binlerce şehit gibi onunda mezarınınnerede olduğu bilinmiyor. Mezarları bilinmeyen binlerce şehit gibi onlar her zaman kalbimizde yaşıyorlardır.

Babasının ölümünden sonra yetim kalan diğer kardeşleri gibi “amcam” Muzaffer Konak çocukluk yılları bir parça ekmeğe muhtaç durumda yoksulluk içerisinde geçti.  Günlerce aç kaldığı zamanlar oldu. Bazen ayağına yırtık bir çarık giydi, gün geldi bir parça ekmeğe muhtaç olarak köyde, tarlada,ormanda ve yaylada geçti çocukluk yılları...

Annesi ve kardeşleri ile birlikte yaşadığı Yeşilyurt köyü Kamaha mahallesinden ayağına giyindiği yırtık çarıkları ile yürüyerek ilçe merkezine okula geldi. İlkokulu ilçe merkezinde okuduktan sonra bir parça ekmek parası bulabilmek için kendisinden büyük ağabeyi olan “babam” Rahmi Konak gibi fırıncılık mesleği ile tanıştı... 

              Amcam Muzaffer Konak fırıncılık mesleğine ilk kez, aynı zamanda köylüsü olan fırıncı Salih Aytaç yanında başladı. Bir süre sonra yine kendi köylüsü ve akrabaları olan Mehmet ve Osman Algan kardeşlerin yanında fırıncılığa devam etti.

Çocuk iken başladığı bu meslekten,ölüm tarihine kadar başka hiçbir meslek ile uğraş vermedi. Hiçbir zaman başka bir şehre çalışmak için gitmedi ve gurbet hayatı hiç olmadı.Askerlik çağı gelene kadar fırıncılık mesleğinde çalışarak bu meslekte iyi bir usta oldu.Askerlik görevini babasının Sarıkamış’ta şehit olduğundanbir miktar bedel ödeyerek yapmadı.

             Amcası Mehmet Ali Konak kızı Keziban ile evlendi.Bu evliliğinden 3 kız,3 erkek çocuk babası oldu.Çıraklık döneminden sonra kendisi gibi fırıncılık mesleği ile uğraş veren ağabeyi babam Rahmi Konak ile birlikte Maçka merkezde bulunan, YAKUPOĞLU Ali(Ali Özyakup) den kiraladıkları fırını işletmeye başladılar.(Ziraat bankası yanındaki Merkez fırını)

Birkaç yıl birlikte çalıştıktan sonra bu fırının mülkünü “babam” Rahmi Konak ile birlikte satın aldılar.1970 yılında aynı cadde üzerinde başka bir fırın(Topaloğlu fırını) kiralayan babam Rahmi Konak ile farklı işyeri sahibi oldular. Ancak her zaman kazançları ortak oldu.

           Köylerden Maçka ilçe merkezdeki bütün okullarda okuyan çocukların her zaman açlıklarını giderdikleri bir işyeri ve sığınabilecekleri bir liman olmuştur Muzaffer Amca’mın fırını. 

O Maçka’nın ve fakir halkın her zaman ekmek babası oldu… Gün geldi o Maçka’nın dert babası, bazen de ihtiyacı olan insanlara kredi veren bankası oldu…

Köylerden okul okumaya gelen öğrenciler ve yoksul halk öğle yemeklerini her zaman bu fırınlarda geçiştirdiler. Bir parça ekmek, biraz zeytin, biraz helva o dönemin en iyi yiyeceği olmuştur. Kışın bilhassa fırında yapılan yağlı, peynirli bütün öğrenciler ve fakir halk için günün en iyi menüsü olarak tarihe not düşüldü... 

             Muzaffer Konak gün gelmiş okul okuyan birçok öğrencinin velisi olmuştur. Gün gelmiş öğrencilerin ihtiyacı olan bir miktar parayı alabilecekleri bir iş yeri, gün gelmiş bir başka esnafın yaptığı alış verişte kefili dahi olmuştur... 

Karşısındaki insanın hep yüzüne ve gözlerinin içine bakarak dertlerini dinlemiştir.Güler yüzünü hiçbir zaman hiçbir kimseden kaçırmamış ve karartmamıştır.Kapısı hiçbir zaman ihtiyaçlı olan insanlara kapalı olmadı. Güler yüzünü ve yardım severliğini bütün esnaflığı boyunca Maçka halkı çok iyi bilmiştir. Yaşamı boyunca halk ve diğer esnaf arkadaşları arasında da çok sevilen ve sayılan bir şahsiyet olmuştur…

Çocukluk yıllarında bir parça ekmeğe muhtaç iken öğrendiği fırıncılık mesleğinde uzun yıllar ilçe halkına ekmek pişirerek hizmet etti. Her kesim tarafından takdir edildi ve herkesin ekmek babası oldu.

Henüz fırıncılık mesleğine son vermediği bir zaman da yakalandığı hastalık sonucunda 01 Haziran 1993 yılında gözlerini sonsuza dek kapatarak bütün sevenlerinden ve çıkar beklemeden karşılıksız hizmet verdiği ilçesinden ebediyen ayrıldı.

Kaynak kişi:Osman Konak(Yeğeni)

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —