Osman Konak

Tarih: 09.05.2023 10:23

MEHMET ENGİN

Facebook Twitter Linked-in

MEHMET ENGİN

LOKANTACI

“Bir nefes sohbet esnasında kendisinin anlattıkları”…

 

1934’de Yeşilyurt (Hacavera) köyünde doğdum. Babam çiftçilik ve çobanlık işi ile meşgul oluyordu. İlkokulu Maçka merkez ilkokulunda okudum. İlkokul sonrasında 1945 yılına geldiğimde birçok Maçkalı gibi bende gurbete çıkmak zorunda kaldım. 

 

Yapmış olduğum bir gemi yolculuğu ile birlikte, hiç bilmediğim ve ilk defa gittiğim ”Büyük şehir” İstanbul’da kendimi buldum.

 

Yedi ay kadar İstanbul’da kalaycı çıraklığı yaptım. Genç yaşımda büyük hayallerle gittiğim koca şehirden1946 da Maçka da çobanlık yapan babam Talip ENGİN’in vefatı nedeniyle ilçeme, köyüme yani memleketim Maçka’ya büyük hayallerle gittiğim İstanbul’dan geri dönmek zorunda kaldım. 

 

Babamın vefatı sonrası aileye kalan 32 adet koyun ve 650 TL borç para vardı. Kardeşlerim benden küçük olduğu için baba mesleği olan çobanlığı yapmak istemesem de bu meslek bana kalmıştı. Babamdan kalan koyunlara sahip çıkarak çobanlık yapmaya başladım.

 

Yaz aylarında koyun sürümü alarak Hamsiköy bölgesinde ki yaylalara çıkıyordum. Yayla dönüşünde ise Yeşilyurt(Hacavera)ya gelip koyunları bu bölgede bakıyordum.

 

Kış aylarının soğuk olması nedeniyle zor şartlarda koyunları otlaklara çıkartıyordum. Bazen de para ile ot satın alarak sahibi olduğum koyunlarımı yaz aylarına çıkartıyor, aynı zamanda koyunlarıma bakım yapıyor,yünlerini paraya çeviriyordum.

 

1946’da henüz 12 yaşımda iken babamdan aldığım koyunları1970 yılına kadar 32 adetkoyunuartırarak 207 koyun yapmıştım. 

Çobanlık mesleği zor bir iş olduğundan bu işi bırakmayı da düşünüyordum.Bir vesileyle babamın ölümünden sonra büyük emek vererek artırdığım koyunlarımı sattım. 

 

Bir yıl hiçbir iş yapmadan boş gezdim. Ancak boş gezilemeyeceğini biliyordum. Çocuklarımın geleceği çok önemliydi. Mutlaka bir iş yapmalıyım düşünceleri beni zorluyordu.

 

Şimdiki Lokantamın(Turistik Lokanta) bulunduğu yerde mülkiyeti Maçka belediyesine ait olan binanın alt katı lokanta,üst katında ise küçük bir otel vardı. Bu lokantayı köylümve arkadaşım olan Hasan KARSAN(Murtez) çalıştırıyordu. Kendisiyle konuştum ve anlaşarak bu Lokantanın işletmesini40.000 TL ye satın aldım.

 

1989’a kadar çocuklarım ve ben bu lokantayı birlikte işlettik. Maçka belediyesi 1989’da bu lokantayı satmak için ihaleye çıkardı. Biraz borçlanarak 105.000 TL ye bu mülkü Maçka belediyesinden satın aldım. On yıl sonra yani 1999 yılında mevcut binayı yıkıp daha modern bir bina yaparak tekrar lokanta işletmeciliğine devam ettim.

 

Halen bu iş yerinde çocuklarım ile Lokantacılık mesleğine devam ediyorum.Birkaç yıl sonra ikinci şubemizi Askerlik şubesi binası yanında bir dükkân kiralayarak açtım. Şimdilerde Turistik Lokanta olarak Maçka da 2. şubesiyle tüm Maçkalıların hizmetindeyim.

 

Çobanlık yaptığım yıllarda yaylalarda,dağlarda zaman geçirmek için azda olsa kemençe çalmasını öğrendim. Bazen kemençe çalar bazen de türkü söylerdim. O yıllardan aklımda kalan, genç kızların ve erkeklerin söylediği bazı türküleri söyleyebilirim.

 

Nişan ettiler beni

Yaylada ki uşağa

Kırılsın koyunları

O da gelsin aşağa

 

Anam vay olsun beni

Ben bu yıl öleceğim

Merak etme e yarum

Yakında geleceğum

 

 

Şapka uymayi sana

Kukula bağlasana

Gurban olayım yarum

Kukulana da sana

 

Şimdilerde yaşım bir hayli ilerlediğinden tüm ticari hayatımı çocuklarıma bıraktım.Bir emekli olarak bazen Maçka merkez de bulunan evim de, yaz aylarında ise Yeşilyurt(Hacavera) köyünde ki evimde, yani doğduğum topraklarda hayatımı sürdürüyorum.

 

“Yaptığımız bu güzel sohbet sonrasında kendi ağzından anlattıklarını bende kalem ile kağıda döktüm. Aradan geçen zaman içerisinde her canlı gibi onun da bir sonu oldu ve bu dünyadan28.02.2017 yılında göç etti”…

 

“Şimdilerde onun anlattıkları ve ıhlamur ağaçları altında yaptığımız sohbetleri bir anı olarak bizlere hatıra kaldı…”

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —