Menü Maçka Haber
DUYGU KARAHASANOĞLU

DUYGU KARAHASANOĞLU

Tarih: 05.12.2022 09:24

İNSAN OLMAK         

Facebook Twitter Linked-in

                          İNSAN OLMAK                                      

 

                  İnsanlığımdan utanır oldum. Öyle bir  zamanda yaşıyoruz ki insanın kanını donduracak şekilde. Bu yüzyılın insanlarına ne oldu? Mutasyona mı uğradı, yoksa akılları mı kaçtı. Her gün bir vukuat, her gün bir şiddet haberi.

İnsanlığın son günleri mi yaşanıyor yoksa kıyamet gününün küçük alametleri mi?

Kediye, köpeğe, kuşa kurda, timsaha tecavüz edenleri ve şiddet uygulayanları gördük. köpekbalıklarının yüzgeçlerini kopartıp, kozmetikte ve  ilaç sanayinde kullananları da gördük. Yüzgeçleri koparılan köpekbalıkları okyanuslarına derinliklerine atılarak, kaderlerine terk ediliyor.

Nasıl bir insan mantığı oluştu? Bir balık denizde yaşar. Karada yaşaması imkansızdır. Deniz ve okyanuslarda yaşayan balıkların yüzmesi gerekir.  O balıklara işkence yapan insanlar şunu düşünemiyor mu, yüzgeçleri kopan bir balık yüzemez. Nasıl bizler iki ayak üzerinde yürüyoruz. Balıklarda sularda yüzerek yaşarlar. Fakat günümüz insanları para hırsının  yarattığı hırçınlıkla sağa sola saldırıyor.

            Biz insanoğluna ne oldu da, işkence şiddet yapar olduk. Ne kadar kibirli olursak olalım, ne yürüdüğümüz yeri yarabilir, ne de başımız göğe erebilir. Bunu bilmeyecek kadar, bunu anlamayacak kadar aciz, beyinsiz, nankör, bencil ve vicdansız mıyız?   

Şimdi size soruyorum. Bunu yapan insan olabilir mi? Dünya sadece biz insanlar için yaratılmadı. İçerisinde binlerce tür canlının yaşadığı ne yazık ki unutuldu.her gün hayvanlara eziyet edenlerin haberlerini duyuyoruz. Akla hayale gelmeyecek işkence yapanların sayısı ne yazık ki gün geçtikçe artmaya başladı.

                   Alemlerin Rabbi huzurunda nasıl cevap verileceği hiç düşünüldü mü?  Bu dünya güllük gülistanlık olsa da, geçici olduğu asla unutulmamalı. Şöyle bir geçmişe bir yolculuk yapın. Bu dünyadan kimler geldi geçti?

Hani! Neredeler? En zalim Firavundu. Nerede? Olaylara yaklaşırken, biraz düşünmek gerekir.

Bir gün şeytanı yanına çağıran kocakarı şöyle der; “şu yeşil çayırlarda otlayan inekleri görüyor musun?” der. Şeytan, o yöne bakar evet anlamında başını sallar. Kocakarı devam eder. “öyleyse, çimenlere zehir at. Her biri yesin de ölsün.” 

Deyince şeytan gözlerini fal taşı gibi açarak, “neden ineklerin sahibi; sana süt, peynir, yağ vermiyor mu?”

Kocakarı düşünmeden; “otluyorlar. Su içiyorlar, karınları geriliyor. Kapımdan geçerken onları kıskanıyorum.”der
 şeytan Firavunun yanına giderek, “bu dünyada senden de, benden de, daha kötü bir kocakarı var. “ 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —