Menü Maçka Haber
Turhan Eyüboğlu

Turhan Eyüboğlu

Tarih: 19.07.2023 14:49

Gizli Aşk Bu Söyleyemem 4 Celal Bahçekapılı

Facebook Twitter Linked-in

Gizli Aşk Bu Söyleyemem 4

Celal Bahçekapılı 

 

Artık Celal Bahçekapılı’yı tanıdığınıza göre düşüncelerini size anlatmaya devam edeyim. 

 

Bedri Rahmi Eyüboğlu konuşma dilimizi bakın nasıl açıklıyor? 

 

“Trabzonlunun başı öteden beri "I" harfi ile hoş değildir. Trabzon yerlisinin dilinde "ı"ların hemen hemen hepsi incelir ve ”i” kesilir. "Ü"lerde de çoğu zaman noktalarını unuturlar. Kelime başlarında gelen “G” ler, “C” kesilir. “B” lerde çoğu zaman “P”. “T” ler de “D” olur. Mektep, medrese, okul, fakülte. Bunların çoğunu siler süpürür, ama günlerden bir gün bizim “i” yok mu hani şu Tirabzon, kalaylıyı kalayli yapan “i”  o günlerden bir gün olmayacak bir yerde sipsivri dilini uzatır. Aynı oyun bozanlığı ara sıra “u” da “ü”lerin noktalarını bir tarafa atmakla yapar.” 

 

Celal hocamın ömrü bu dili düzeltmekle geçti. Nasıl geçmesin ki kendisi Türkçe öğretmeniydi. Ne kadar sevimli, ne kadar şirin, ne kadar ölmezoğlu ölmez olursan ol bazen kuralları yören için değiştiriyorsun. Tarihin getirdiği otantik müziği de yaşatman gerekiyor. İşte hocam bu gitgeller arasında kendine yol çizdi. 

 

Bazı insanların aşklarını saklamak istediğini biliyordu. Çünkü saklanan aşkın saklamak istediği insanın ruhu duymayacak olsa bile, sevilenin incinmesini istemezdi. Aşka gölge düşürülmesini asla kabul etmezdi. Gizli, açık, mutlu, hüzünlü aşk hikayelerini düşünür, ağızda çok tanıdık bir tat bırakması için güftesini yazmaya dikkat ederdi. 

 

Onun içindir ki okunan şarkılar muhakkak dinleyen insanda saklanan bir anıyı gün yüzüne çıkarır. Başına gelecek olan kazayı sanki biliyormuş gibi ömrünün kısa olacağını hissetmiş olacak ki “ömür gelip geçiyor” başlıklı güftesini bakın nasıl yazmış. 

 

Çubuk vurdum çimene

Çimen çiçeğine

Gel beraber gezelim

Ayrı gezeceğine 

 

Ayşem kapılarında

Ettim yarı geceyi

Gel beraber gezelim

Seneler tez geçeyi 

 

Günden güne insanlar

Yavaş yavaş eriyor

Günler geçip gidiyor

Ömür törpüleniyor 

 

Omuzlar bükülürken

Yüzlerde kırışıyor

Gidiyor ömür elden

Gençlik geri gelmiyor 

 

Ayşem sen de değiştin

İstersen bak aynaya

Değer mi bu dünyada

Ölüp parcalanmaya 

 

Gel söyleyip gülelim

Bu hayat buna değer

Darılıp da ayrılmak

Ufak işlermiş meğer 

 

Bu yaştan sonra artık

Gün güne hiç uymuyor

Eski duyduklarını

Artık içim duymuyor 

 

Gözümde yoktur artık

Ne apartman ne yalı

Kalmadı yüreğimin 

Eski neşesi hali 

 

Celal hocam, “fani dünyada kalır yalan dünyanın malı” derken ne kadar da haklıymış. Ömür gelip geçiyor, an yaşadığımız anmış. Mekanın cennet olsun.

 

Not: Haftaya devamı var.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —