DÜNYA
Dünya o kadar sevildi ki, nimetlerinden, zevklerinden vazgeçmek neredeyse imkansızlaştı. Mevsimlere göre yetişen meyvelerden, sebzelerden o kadar haz alındı ki, dünyadan elini eteğini çekip gitmek insanlara zor gelmeye başladı.
Yaşantısını belli bir seviyeye getirip ve o seviyenin biraz daha üzerine çıkmak isteyenler için dünyadan kopup gitmek adeta o insanlara zulüm oldu.
Dünya nasıl bir şey? Neden, belli süreliğine misafir olarak gelindiği unutulup gitti. Ne demiş şair; “ekip, biçip, gidecektik.”
Öyleyse! Bu denli yaygara ne için? Dünyanın biz insanlara, belli bir süreliğine yaşanacak olduğu kutsal kitaplarda öğretilmedi mi? İmtihan dünyası değil midir? Hala neyin hesapları yapılmaktadır?
Birkaç kuruş almak için yapılan şaklabanlıklar ne için? Bilinmeyen bir sırra mı erdiler de, dünyada ömür boyu kalacaklarını biliyorlar ve paraya pula tapıyorlar. Bu dünyadan kim göç ederken, dünya malından bir şey alıp götürdü?
Dünyada kazanılıp elde edilen hangi gayrı menkul ebedi hayata giderken, arkasından gönderildi.
Birilerinin kuyusunu kazmak için türlü türlü uydurulan yalanlar, sonuçta kimin hesabına geçildi?
Bir nsan yalan konuşmadı mı, her şey düzelir. Yalan öyle bir şey ki, insanı yerden yere çalıp, şeytanın ekmeğine yağ sürer. Yalanın sonu yoktur. Birilerine çamur atmak için söylenen her yalan, söyleyen kişinin hesabına olumsuz yönde yansır.
Dünyanın tüm nimetleri bir kişide olsa, para, pul, mal, mülk vs. sonuç bir kefen değil mi?
Öyleyse! Bu denli çırpınışlar, bu denli yalan konuşmalar, iftira atmalar, ihanet etmeler, dedikodu yapmalar, gıybet etmeler, haram yemeler, hırsızlık yapmalar. Neden neden!
Bu dünyada hiç kimse kalıcı değil. Herkesin nefesi ve ömrü sayılı. Mevkilerde, makamlarda dünyanın meşkalelerinden değil mi?
Her insan şunu aklından asla çıkarmamalı. Bu dünya sadece imtihan dünyasıdır. Bu gerçeği, herkes aklının bir köşesinde tutmalıdır. Bu dünyada, dün kim yaşadı? Bugün kimler yaşıyor, yarın kimler yaşayacak?
İşte! Bunlar iyi analiz edilmelidir. Hiç bir tahriklere kapılmamalı. Doğru bilinen yolda yürünmeli. Ötekinin berikinin sözleriyle, kışkırtmalarıyla, doğru yoldan şaşılacağı, gerçeği asla unutulmamalıdır.
Birilerine şirin görünmek yada nemalanmek için şahsiyetler ayak altına alınmamalıdır. İnsan olarak gelinen dünyadan insan olarak gitmek bir insanın onurlu yaşamasının en güzel örneklerindendir.
Kendi aklıyla değil, bir başkasının aklıyla konuşanların sonu her zaman hüsrandır.