Menü Maçka Haber
Fatma Karahasanoğlu

Fatma Karahasanoğlu

Tarih: 08.08.2023 11:44

ZEHİRLİ DİL

Facebook Twitter Linked-in

                                                ZEHİRLİ DİL 

 

                              Gelin, kaynanasından oldukça bunalmış bir haldeydi. O kadar bunalmıştı ki, soluğu aktar ninenin yanında alır. 

Gelin, kaynanasıyla geçinemediğini her defasında kavga ettiklerini, dahası kocasıyla her defasında araya girdiğini bir hışımla söyledi. 

Aktar nine, önce dinledi. Sonra ne yapması gerektiğini sordu. Gelin artık dayanamayacağını buna bir son vermesi gerektiğini söyleyerek; “senden kaynanamı öldürecek bir zehir yapmanı istiyorum. Bana öyle zehir yap ki, yavaş yavaş ölsün benden bilmesinler.” Dedi.

Aktarcı nine, başıyla onayladı. Bitkileri büyük bir kabın içerisinde karıştırdıktan sonra şişeye doldurdu. 

Sabırla bekleyen geline uzatarak; “al yavrum! Bu şişeyi kaynananın çorbasına,  bir miktar dök. Dökerken de kaynananla güzel konuş, ona şefkatle yaklaş, bir dediğini, iki etme ki senden kimse şüphelenmesin. Kaynananla iyi geçindiğini sansınlar. Her zaman tatlı sözler kullan. Sesini hiç yükseltme.” Dedi.

Gelin, şişeyi alıp, teşekkür ettikten sonra mutlu bir şekilde aktarcı nineden ayrılır. 

                         Gelin, sevinç içerisindedir. Akşam yemeğini büyük bir zevkle hazırlar. Kaynanasının çorbasına aktarcı ninenin, verdiği şişeden bir miktar döker. Bu arada güzel söler söylemeyi de, ihmal etmez. 

Kaynanasının dediği her soruya  şefkatle cevap verir. 

Bu olay günlerce tekrarlanır. Kaynana ile gelin arasından artık su sızmaz. O kadar iyi olurlar ki, gelin ne yapacağını şaşırır. 

Bir solukta aktarcı nineye gider. “nine, ben ne yaptım? Pişman oldum. Bana bir çözüm! Yaptığın zehrin panzehrini bana ver. Ne olursun! Kaynanamla çok iyi olduk. Birbirimizi o kadar seviyoruz ki, bir dediğimizi iki etmiyoruz.” Dedi

Aktarcı nine, gelinin yüzüne baktı ve “korkma kızım, ben sana zehir yapıp vermedim.  Şifalı otları birbirine kattım. Kaynananın ağrıyan yerleri geçmesi için karışım verdim. Onun vücudu rahatladı. Senin de, dilin tatlı olunca, aranızda hiç bir sorun kalmadı. Sen daha önce zehirli dil kullandığın için her defasında zehir akıtıyordun. Her şey senin zehirli dilindeydi. Dilin zehri gidince, her şey senin de, gördüğün gibi düzeldi.”

                         Boşuna dememişler, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. Onun için hiç kimse  zehirli dil kullanarak, bir yere varacağını zannetmesin. 

Keskin sirke nasıl küpüne zararsa, zehirli dilde sahibine zarardır. 

Ben söyledim, oldu. Gibi basit sözlerle insan sadece kendini kandırır. Kendini kandıranda, boş avuntu içerisindedir. 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —