VAH MAÇKA’M, VAH!
Söze nereden, nasıl başlayacağımı inan bilemiyorum. Her ne yazacaksam, Maçka’nın iyiliği için yazacağım. Hedefimde hiç kimse yoktur. Ha! Bazıları üzerine bir şey almak istiyorsa, ona da, diyecek sözüm yoktur.
Gelelim, Maçka’mın durumuna. Sokaklar adeta araba parkına dönmüş durumda. Önceden yol kenarlarına tek sıra park edilen araçlar, son aylarda çift sıra park edilir oldu.
Bunu da mı yazmayacağım. Yazacağım efendim! Yazacağım…
Biliyorum, yazmakla bir şey değiştiremem. Ancak üzerime düşen görevimi yapacağım ve yazmaya devam edeceğim.
Bir ormanda yangın çıkar. Herkes yangını söndürmeye gider. Bir karıncada, yangına doğru gitmeye çalışır karıncayı görenler; “hey karınca, sen nereye?”
karınca; “yangını söndürmeye.” Der.
“Sen bu halinle ne yapabilirsin?”
Karınca; “cürümüm kadar.”
Maçka’mızın sorunları çok. Bir turizm ilçesine yakışmayacak görüntülerle karşılaşmaktayız. Rast gele saatlerde çöp alımları, ha çöp alımları yazdım da, aklıma geldi. Çöp kamyonunun yanından geçmek için insana mide lazım. O ne pis bir koku. Aman Ya Rabbim! İnsanın midesi bulanıyor, kamyonu temizlemek zor mu? Herkes yaptığı işin hakkını verecek. İlçe içerisinde çöp almak için dolaşan çöp kamyonlarının temizliği yapılmalıdır.
Temizlik imandandır.
Vah Maçka’m! Serzenişte mi bulunmak istiyorsun? Tamam ben senin için yaparım. Her ne istiyorsan, onu yazayım.
Trafik sorununun, çözülmesini mi istiyorsun? Yoksa sokak köpeklerinin yarattığı sorunu mu, dile getirmemi istiyorsun?
Görselliğini bozan binalarımı anlatmamı istiyorsun? Yoksa çift sıra yol kenarlarına park edilen araçlarımı ima etmeye çalışıyorsun?
Söyle Maçka’m, hangisini anlatayım. Seni en çok ama en çok rahatsız eden nedir? Söyle benim güzel Maçka’m, söyle ki hep birlikte sana çözüm getirelim. Söyle ki seni coğrafyana uygun şekilde imar edelim. Söyle benim güzel Maçka’m, biz hep senin yanındayız. Senin böyle olmanı isteyenlerin karşısındayız.
Söyle benim güzel Maçka’m, menfaat uğruna seni yalnız bırakanlar mı, var? bana onları mı söylemek istiyorsun? Söyle benim güzel Maçka’m korkmadan söyle!..
Çam kokulu yaylalar! insana şifa kaynağı olan Maçka’m! Dere boyu serinlik yapan insanı rahatlatan Maçka’m!
Kentin içme suyunu karşılayan güzel Maçka’m, sen olmasan, binlerce insan nereden su bulup içecek.
Sana iyi bakacağız ki, sen de tüm canlılara cömert davranacaksın.
Kimden şikayetin var Maçka’m, ormanların mı kesildi? Korkun çam kokularının kaybolmasından mıdır? Varsın olsun, kesilen çam ağaçlarının yerine yenileri zaten büyüyecek bundan asla şüphen olmasın. Bunu sen zaten biliyorsun. Yıllarca aynı devinimi yaşamadın mı? Yoksa bunu unuttun mu?
Biliyorum sen hiçbir şeyi unutmasın. Ne iyiliği ne de kötülüğü!..
Bir düşün mü var Maçka’m? Beraber gerçekleştirebiliriz, yeter ki sen üzülme MAÇKA’M, yeter ki çam kokundan, şırıl şırıl akan derenden ödün verme MAÇKA’M.