Fatma Karahasanoğlu

Tarih: 19.09.2022 10:15

     ÖĞRETMENLERİM

Facebook Twitter Linked-in

                            ÖĞRETMENLERİM

 

                        İlk öğretmen unutulmaz derler de, doğru derler. İlk harfi öğreten öğretmendir. İlk okumaya geçiren öğretmendir. Yazmayı öğretende yine öğretmendir.

Öğretmenlik kutsal bir meslektir. Benim ilk okulda iki öğretmenim oldu. Birinci sınıfta Nadide öğretmen. İki,üç,dört, beşinci sınıflarda Cebbar öğretmen oldu.

                        Birinci sınıfa yeni başlamıştım. Her öğrenci gibi bende heyecanlıydım. annemden ilk kez ayrılıyordum. Bugünkü Cumhuriyet Ortaokulu o zaman Merkez ilkokuldu. İki katlıydı. Benim sınıfım birinci katta koridorun en sonunda ki sınıftı.

Nadide öğretmen sınıfa girip kapıyı kapattıktan sonra her birimizle teker teker ilgilendi. Kimimiz alçak sesle adını söyledi, kimimizde konuşmaya çekindi.

Nadide öğretmen harfleri tanıtarak, derse başladığı günü hiç unutmam. Fişler kesildi. kelimeler hecelendi. Yazma, okuma maratonu başladı.

Nadide öğretmen bizlerle yakından ilgileniyor, öğrenmemiz için elinden gelen çabayı fazlasıyla gösteriyordu.  Bazı öğrencilerin evine gittiği de, oluyordu. Bu öğrencilerden biride bendim. Nadide öğretmen okul çıkışı bizim eve gelip, beni çalıştırıyordu. Okumaya geçmem için her akşam okul çıkışı bizdeydi.

                          Birinci ders yılı bitmiş, karne almıştık. Okuma yazmaya tam olarak geçmesem de, harfleri biliyor, sayıları tanıyordum.

Mart ayında hikaye kitaplarını okumaya başlamıştım. Artık okuyordum. Bundan daha büyük bir mutluluk benim için yoktu. Yazmayı da öğrenmiştim. Harfleri düzgün yazıyordum. Okumam da, birinci sınıfa göre oldukça seriydi. Bunu Nadide öğretmenime borçluydum. Yaz tatilinde en büyük zevkim tatil kitaplarını okumaktı. Babam okul kapanır kapanmaz bana tatil kitabı almıştı. Tatil kitabının içinde bulmacalar, hikayeler, bilmeceler, sayı birleştirmeler, hayvan resmi boyama vardı. Benimde en büyük zevkim onları tek seferde okumak ve boyatmaktı.

Yaz tatili eğlenceli geçti. Okuyup yazdığım ilk yaz olduğundan benim için anlamı büyüktü. Artık okulların açılmasına sayılı günler kalmıştı. Koskocaman bir yaz daha geride kalmıştı.

Sonbaharın hüznü çökerken okullarda eylül ayında açıldı. Artık ikinci sınıf öğrencisiydim. Öğretmenim, bu sefer Nadide öğretmen değil, eşi Cebbar öğretmen oldu. 

Cebbar öğretmen sert mizaçlı görünse de, öğrencilerine karşı sevgi ve şefkatliydi. Türkçe kitabındaki okuma parçalarını genellikle ben yüksek sesle arkadaşlarıma okuyordum. Cebbar öğretmenimin de seri okumam hoşuma gidiyordu.

                               Geçen hafta, ilk okul öğretmenlerim Nadide, Cebbar öğretmenlerimin evine ablalarım ve eniştemle konuk olduk. Yıllar  sonra onları ilk kez gördüm. Yıllar onlardan alacaklı gibi davranarak, gençliklerini alsa da, yine de sohbetleri ve şefkatleri aynıydı. Her ikisinin de, öğretmenlik yıllarındaki anıları belleklerinde saklıydı. Anlatırken, gözlerindeki parıltıyı görmek fazla zor değildi.

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —