Menü Maçka Haber
Fatma Karahasanoğlu

Fatma Karahasanoğlu

Tarih: 17.03.2026 14:48

NASREDDİN HOCA FIKRALARI(6)

Facebook Twitter Linked-in

                                         NASREDDİN HOCA FIKRALARI(6)

 

 

                   Geveze adamın biri Nasreddin Hoca’yla sokakta karşılaşır. “Hoca Efendi, sen görmüş geçirmiş ve okumuş bir adamsın, bilirsin. İnsanlar ne zamana kadar ölecekler?” diye sorar. 

Hoca adamın niyetini anlamıştır, şöyle bir sakalını sıvazladıktan sonra; “Be adam, bunu bilemeyecek ne var? Cennet ile cehennem dolana kadar” der.

 

                                               ***

 

               Nasreddin Hoca zaman zaman evine ciğer getirir. Fakat ne tuhaftır ki akşam sofrada ciğer kebabının yerine başka yemeklerle karşılaşır. 

Bir gün böyle, iki gün böyle derken Hoca dayanamaz ve hanımına sorar: “Yahu hatun, getirdiğim ciğerlere ne oldu?” 

Hoca'nın hanımı hiçbir şey olmamışçasına; “Aman Hocam, sorma her defasında ciğerin kokusunu alan tekir, ben mutfağa girmeden yiyip bitiriyor.” der.

 Bu sözleri işiten Hoca birdenbire yerinden kalkar ve köşedeki baltayı kaptığı gibi koşmaya başlar, bir süre sonra da hanımının yanına gelir: “Hoca baltayı ne yaptın? ” 

“Sakladım.” 

“Niçin?” 

“Kedi yemesin diye.” 

Hoca’nın hanımı dayanamayıp itiraz eder. “Yahu Hocam, kedi baltayı yer mi?” 

Hoca, hanımını şöyle bir süzdükten sonra cevabını verir: “Yer hanım yer, üç beş akçelik ciğeri yiyen kedi, acaba yüz akçelik baltayı yemez mi?”der.

 

                                    ****

 

              Nasreddin Hoca günün birinde Akşehir’de pazarı dolaşmaya başlar. Bir taraftan pazarda gezerken, bir taraftan da tanıdıklarıyla sohbet eder. Bu arada da komşu köylerin birinden birkaç köylü ile karşılaşır. 

Köylüler Hoca’ya; “Hoca Efendi, bir cuma vakti bizim köye kadar gelseniz de sizin arkanızda bir namaz kılsak!” derler. 

Bunun üzerine Hoca; “Neden olmasın, bu hafta geleyim!” der. 

Nasreddin Hoca ertesi gün eşeğine binerek köyün yolunu tutar. Olacak bu ya, yolu üzerinde eski dostlarından biriyle karşılaşır. Selamlaşıp hoşbeş edildikten sonra tanıdığı, Hoca’ya sorar: “Hayırdır Hocam, nereye gidersin böyle?” 

“Filanca köye cuma namazı kıldırmaya gidiyorum.” 

“Ama Hocam, bugün günlerden salı. . . Cumaya daha üç gün var.” 

Hoca, bir yandan eşeğinin boynunu sıvazlar, bir yandan da eski dostuna cevap verir: “Vallahi komşu, sen bu eşeğin huyunu suyunu bilmezsin; ben bununla o köye cumaya kadar ancak giderim.”


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —