MEVSİM KIŞ OLUNCA
Her mevsimin kendine göre güzelliği vardır. Kış, soğukta olsa yağan kar yürekleri ısıtır. Biriken kar taneciklerinden kardan adam yapmayan yoktur sanırım. Küçük büyük her birimiz kar yağdığında farklı duygulara bürünürüz.
Kar, her zaman kardan adam yapmayı akıllara getirir. Gözler kömürden, burun havuçla, ağız ve kollar odundan, ön düğmeler kömürden yapılır. Başına da şapka geçirildi mi, işte size bir kardan adam.
Kardan adamın ömrü güneşe bağlı. Buz gibi havada saltanatını süren kardan adam güneş açınca bu saltanatı yerle yeksan olur. Suya karışan kardan adamdan geriye sadece düğmeleri, burnu, gözleri, kolları ve şapkası kalır. Beyaz kardan adam artık yoktur.
Mevsim kış olunca, başka güzelliklerde vardır. Kayak yapmak, kayak tutkunları için vazgeçilmez olsa da, ilkel yollarla kayak yapanların sayısı da az değil. Profesyonel kayakçıların yanında amatör kayakçılarda vardır. Kendine göre kızak yapıp, uygun gördüğü buzlu yamaçta kayarak, kendini eğlendirenler, o anın tadını çıkarmaya çalışır. Buz gibi hava, iliklerine kadar işler, ancak soğuk hava kimin umurundadır. Tek isteği kaymak ve gönlünü eğlendirmektir.
Kısacası her mevsimin kendine özgü güzellikleri ve özellikleri vardır. Önemli olan o güzellikleri görüp yaşamaktır. Yanan sobanın üzerinde pişiren kestanenin kokusu belki de hiç bir yerde yoktur. Dışarıda yağan kar, evde yanan bir soba ve üzerinde pişen kestaneler. Sıcacık odanın içerisinde kestanelerin pişmesini sabırla bekleyen çocuklar!
İşte, bu hayatın en güzel tatlarından biri değil mi? Pişen kestanelerin damak tadına uygun olmasının yanında yanan sobanın sıcaklığı da çok önemlidir.
Kestaneler tepsiye teker teker alınırken, çocukların bakışları daha değişir. Bir an önce onları yeme telaşına girerler. Tahta masa etrafında toplanan çocuklar, önlerine konulan kestane dolu tepsiden birer birer alıp, yemeye başlar. Kestanelerin sıcak olmasına aldırmazlar. Tek istedikleri lokum gibi pişen kestaneleri yemektir.
O anda dışarıda kar yağışına bile aldırmazlar. Sıcak odanın içerisinde kendi dünyalarında yaşarlar. Tertemiz duygular içerisindedirler. Yürekleri ve beyinleri kar kadar temizdir.
Çünkü kainatın en masum olanlarıdır.
Mevsim kış olunca duygularda başkalaşır. Yaşam koşulları da, kendine göre değişiklik gösterir. Yaz mevsimindeki alışkanlıklar tamamıyla değişir. Kainatın çehresi de, değişiklikler gösterir. Ağaçlar ölü gibi olur. Yeşil yapraklar yerini kuru dallara bırakır. Baharın yeşil tonlarına bürünen çimenler de kış mevsiminde solar gider. Rengarenk çiçeklerde açmaz. Kış mevsimini seven çiçekler hariç. Toprak farklı renge bürünür. Dereler, nehirler tüm akarsular kendilerine özel akışlarıyla mevsimleri karşılar.
Mevsim kış olunca, doğa cansızlaşır. Baharın gelişini beklemeye başlar. Bu bekleyiş esnasında bir yılın yorgunlunu üzerinden atar.
Mevsim kış olunca; kainatın yüzü solar, mevsim bahar olunca; kainatın yüzünde güller açar.