Menü Maçka Haber
DUYGU KARAHASANOĞLU

DUYGU KARAHASANOĞLU

Tarih: 08.03.2026 15:02

MESNEVİDEN SEÇMELER (1)

Facebook Twitter Linked-in

                   MESNEVİDEN SEÇMELER (1)

                                MİNİK KUŞUN ÖĞÜDÜ
. Avcının yakaladığı küçük kuş birden konuşmaya başladı:- Ben minicik bir kuşum dedi, etim, dişinin kovuğunu bile doldurmaz. Eğer serbest bırakırsan işine yarayacak üç öğüt veririm. Dinle, birinci öğüdüm şu: "Olmayacak bir söz duyarsan, asla inanma!"
Avcı şaşırmıştı. ikinci öğüdü isteyince küçük kuş:- Beni bırak, ikinci öğüdümü şu damın üstünde vereceğim dedi.
Avcı kuşu bıraktı. Bir lahzada dama konan kuş:- Dinle dedi, "geçip gitmiş şeyler için asla üzülme". Olan olmuş,biten bitmiştir çünkü. Bak, benim karnımda on dirhem ağırlığında bir
inci vardı. Çok kıymetli bir inciydi bu. Ne yazık ki elinden kaçırdın...
Avcı daha çok şaşırmış, kuşu serbest bıraktığına pişman olmuştu. Ah vah etmeye, saçını başını yolmaya başladı.
Kuş:- Ne oldu? diye sordu. Niçin dövünüp duruyorsun? Ben sana olmayacak söze asla inanma dememiş miydim? Sen karnımda inci olduğunu duyunca bu öğüdü hemen unuttun. Kendisi üç dirhem gelmeyen kuşun karnında on dirhemlik inci olur mu hiç? Üstelik ikinci öğüdümü de unutmuşa benziyorsun. Hani elden kaçırdığın şeyler için asla üzülmeyecektin!
Avcı utanmış başını yere eğmişti.
- Üçüncü öğüdünü ver bari diye inledi.
Küçük kuş damdan kalkıp yüksekçe bir ağacın dalına kondu ve oradan
gökyüzünün boşluğuna doğru süzülürken şöyle bağırdı:- Behey sersem avcı, sen verdiğim ilk iki öğüdü tuttun mu ki üçüncüsünü istiyorsun?.
********************
                BİLGİN İLE KAYIKÇI
               Kendini beğenmiş bir gramer (nahiv) bilgini, boğazdan karşıya geçmek
için bir kayık kiraladı ve kurumla oturdu yerine.
Kayıkçı, olgun ve alçak gönüllü bir insandı. Hiç ses çıkarmadan küreklere asılıyor, yolcusunu sağ salim karşıya geçirmek ve üç beş kuruş kazanmak istiyordu.
Denizin orta yerine geldikleri sırada Bilgin küçümser bir eda içinde
sordu:-Sen hiç gramer okudun mu?.. dil biliminden anlar mısın?
Kayıkçı:-Hayır efendim dedi, ben cahil bir kayıkçıyım, dediğiniz şeylerden hiç
anlamam.
-Vah vah dedi Bilgin, ömrünün yarısı boşa geçmiş!..
Böyle bir süre ilerledikten sonra rüzgar şiddetini artırmaya, dalgalar büyümeye başladı. Denizde fırtına çıkmış, Bilgin korkmaya başlamıştı.
Kayıkçı olağanüstü bir güçle kurtulmaya, sağ salim karşı kıyıya geçmeye çalışıyordu. Gördü ki artık kurtuluş ümidi yok, Bilgine dönüp sordu:-Efendim, yüzme bilir misiniz?
Bilgin:-Ne yazık ki bilmiyorum diye inledi.
O zaman kayıkçı:-Vah vah dedi, şimdi ömrünün hepsi boşa gidecek! Keşke gramer
bileceğinize benim gibi yüzme bilseydiniz de canınızı kurtarsaydınız.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —