Fatma Karahasanoğlu

Tarih: 14.03.2022 10:47

    MART KAPIDAN BAKTIRIR KAZMA KÜREK YAKTIRIR

Facebook Twitter Linked-in

                      MART KAPIDAN BAKTIRIR KAZMA KÜREK YAKTIRIR

 

                Mevsimler geçiyor, zaman su gibi akıp gidiyor. Yaz, sonbahar derken kış mevsimini de, geride bıraktık.

İlkbaharın ilk ayı olan Mart geldi. Ama ne geldi. Soğuk, kar, tipi, yağmur, hepsi bir anda kapımızı çaldı. Eskilerin deyimiyle Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.

                Düşen cemreler bile Mart ayının umurunda olmadı. Düşen dereceler kış mevsiminin aylarını hiç aratmadı. Soğuk aynı soğuk, kar aynı kar. Ama mevsimlerden ilkbahar.  Yaprakların açtığı çiçeklerin tomurcuklandığı ilk bahar!..

 Bu ilkbahar başka bahar. Eriklerin beyaz çiçekleri, kızılcıkların sarıçiçekleri, Mart ayının  hiç umurunda olmadı.

                  Eskilerin bir başka deyimi de, Rumi Mart 9’u dur.  Eğer kurt postunu Mart 9’da kurutursa yaz sıcak geçecek ama yok kurutamazsa yaz yağışlı geçecek. Her günün mutlaka bir anlamı vardır. Tüm bunları iyi bilmek gerekir.

Ay, mevsimine  şekline göre değişiklik gösterirken hava durumları da o denli farklılık gösterir.

Hilal, yarım ay ve dolunay. Bunlarda takvimlerle alakalıdır. Eskiler şimdikiler gibi hava durumunu televizyonlardan yada cep telefonlarından öğrenmezdi. Kainatın hareketlerine bakarak hava durumunu anlardı.

                Doğayı iyi tanımak lazım. Sadece kitap okunmaz, doğada okunur; ağaç okunur, taş okunur, çimen okunur, çiçek okunur, dağ okunur, toprak okunur, göl okunur, nehir okunur, dere okunur, deniz okunur, gök okunur, yer okunur...

Her okunuş kainatın sırlarını çözen dokunuşlardır. Bu sırları okumak sanıldığı kadar kolay değildir. Hele modern hayatta hiç kolay değildir. Doğadan uzak, beton yığınları arasında yaşamak doğayı tanıma anlamına gelmez. Bin bir çeşit canlı türlerinden hangisinin sırrı tam olarak çözülebilmiştir.    

Geceden-gündüze, gündüzden-geceye. Dönüşlerin zorluğu ne kadar bilinmektedir. 

                   Mart her zamanki, gücünü bu yılda gösterdi.  Kış mevsimine inat soğuksa soğuk, yağmursa yağmur dedi. Demekle kalmadı bazı bölgeler beyaza büründü. Kar, bir çok kenti esir etti. 

Beyaz; saflık ve temizliği simgelediğinden Mart ayıda saf ve temizliği seçti. Sobalar sevildi, kalorifer dilimleri kış mevsimi gibi ateşlendi.  Bağ bahçe işleri de, düşen cemrelerle başladı.

Mart soğuğu onlara da aldırış etmedi. Kendi bildiğini yaptı.

                     Doğa takvimine göre Şubat ayının sonunda leyleklerin göç için yola çıktığı biliniyor. Leyleklerin göç için yola çıkması baharın gelişinin bir göstergesi kabul ediliyor. Mart ayında kırmızı ve beyaz iplerle hazırlanmış bu bileklikler ve süsler iyilik, sağlık, bereket dilekleriyle bileklere bağlanıyor ve Mart ayı boyunca bileklerde kalıyor. Mart ayında senenin ilk leyleği görüldüğü zaman bileklerden çıkarılıp meyve veren bir ağaca bağlanıyor. Mart ayında leylek görülürse beyaz kırmızı iplerle örülen bileklik  takılırken dilenen dileklerin gerçekleşeceğine inanılır.

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —