Menü Maçka Haber
ismet eyüboğlu

ismet eyüboğlu

Tarih: 08.08.2023 12:34

KÖY DÜĞÜNLERİ

Facebook Twitter Linked-in

                      KÖY DÜĞÜNLERİ
 Şair akrabam Türkiye'nin yetiştirdiği usta ozan B.Rahmi EYÜBOĞLU
köy türkülerini anarken:
"Ne zaman bir köy türküsü duysam , şairliğimden utanırım." demiş,
şimdi biz de nerde bir köy düğünü görsem kentlerde yapılan sözüm ona
o uyduruk düğünlerden utanırım.
Ne ilgisi var köy türküsü ile köy düğünün demeyin, aslında çok ilgisi var.
Bir kez her ikisinin başında da "köy" var.
Her ne kadar bugün köyü yasaklayarak adına mahalle denen bir ucube yönetim
birimi anlaşılsa da.
Oysaki "mahalle"köyün içindeki yerleşim birimlerinin adıdır.
Örneğin, Ormanüstü köyü Babir Mahallesi. Yanliş mı?
Ormanüstü Köyü'ne köy değil de mahalle dersen "Babir"e ne diyeceksin?
Görüldüğü gibi dil kurallarına bile  aykırı .
Öbürü duygusal yakınlık.
Düğünle türkü birbiriyle akraba sözcükler.Hiçbir düğün türküsüz olur mu?
Toplumsal içerik açısından da ayni.
Man  toplumunun temeli köydür, köy.
Bakmayın bugün köyler ıssızlaşmıs .
Turkiye'nin nüfüsu seksen beş milyona dayanmış, köylerde insan kalmamış.
Dün ulke nüfusu kırk milyondu , köylerde ayak basacak yer bulunmuyordu, her
yerde hayvan vardi, üretim vardı, çalışma, çabalama vardı, okul vardı bugün
seksen beş milyon olmuşsan köylerde adam bulamıyorsun(!)
Bu ne hal böyle(!)
Köydeki maaşlı emekli memur  gelip yumurtayı pazardan alıp köyüne gidiyor.
Hayvan yok, süt yok, et yok, peynir yok, yoğurt yok.Tarlalarda çalışan yok,
ormanlar piknik alanı.
Emekliler köyde yaşıyor, yaşasın tabi, bir sakıncası yok.
Bir de git İstanbul'lu gör, özellikle kenar semtlere bak.Hepsi Turkiye'nin dörttarafından gelip sığınmacı gibi yerleşenlere . Kaç kişi iş bulmuş , kaçı işsiz?
Bütün kentler öyle, İstanbul gibi.Ne köy köye benziyor, ne de kent kente.Ne köy olur
ne kasaba.
Fakir BAYKURT 'un dediği gibi :
"Enstütüler kapatılmasaydı, İstanbul diye on bes milyon nüfuslu bir köyümüz olmazdı."
Hani seçim meydanlarında vadedilen köylerde okulların açılması ne oldu?
Veterinerler, ziraat mühendisleri  ne oldu?
Hepsi seçim palavrası!
Siz oturun da bugünkü hayat pahalılığına çözüm arayın, belki bulursunuz .
Üretim olmayınca tüketim nasıl olacak?
Ne diyor Atatürk:
"Milli ekonominin temeli tarımdır."Tarım nerde yapılır, köyde.Hem de ne zaman
söylemiş.
Neyse?
Biz geçelim köy düğünlerine.
Üç gün sürerdi, cuma akşamı başlayıp Pazartesi biterdi.
Çalgiliydi, horonluydu, türkülüydü, yemekliydi,  hatta içkiliydi.
Köyün en becerikli,kadinlarini çağırırsın, gelirler birkaç gun öncesinden yemek pişirmek hazırlık yapmak üzere .
Düğünün önderleri olurdu, düğün sahibinin işlerini kolaylaştırmak üzere .
Masaları yönetirlerdi belli bir disiplin içerisinde.
Atlar vardı,koşu atları, delikanlılar yarişirlardi karda, boranda.
Mermiler atılırdı şenlik olsun diye düğün.
Düğünü sonunda da güvey çağrılırdı ortaya.Herkes gidip gücü yettiğince
bir şeyler bağışlardı güveğiye, düğüne katkı olsun diye
Pazartesi günü de kadınlar toplanırdı.Onlar da ayrı şenlik yaparlardı.Cumalık
derledi adına.
Bu şekilde sonlanırdi köy düğùnleri.
Peki şimdikiler nasıl?
Tutarsın bir salon, dünyanın parasını verirsin salona.Masalarin üstüne ufak tefek
içecekler koyarsın, kola, fanta vs,İki üç dilim de piyasa keki.Gelenler oturur,
canı isteyen, meşrubat içer, kimisi de kek yer.Ondan sonra bol bol gürültü.
Dinle dinle dar atarsın kendini dışarıya.İstersen oyun da oynayabilirsin, o hamam
sıcağında.
Sonra birisi bir sepet alır, çıkar ortaya, hadi bakalım pamuk eller cebe, kim ne kadar
verdi der gibi.
Şimdikiler de böyle.
Hadi bakalım hangisi güzel, sız söyleyin bakalım.

İSMET EYÜBOĞLU
OKURYAZAR ÖĞRETMEN


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —