İNSANLIK SUÇU KİM İŞLİYOR
Dünya lideri olduğunu söyleyen ABD, herhalde Müslüman ülkelere yaptığı zararın farkında değil. Öyle ya! O topraklarda işlediği insanlık suçu yanına kar mı kalacak?!
1990 yılı, Birinci Körfez savaşında ABD’nin kullandığı füzeler radyo aktif yüklüydü. Acımadan o topraklara 280 bin mermi atıldı. Ve hepsi tehlike saçan türdendi. Küçük partiküller havaya, suya, toprağa karıştığından o bölgede su içen yada topraktan bir şey yiyen havayı soluyan kan kanseri olmaktadır. Doğan çocuklarda genetik yapısı bozuk olarak dünyaya geliyor. Üç gözlü, iki kafalı yada kolsuz olarak dünyaya geliyor zaten bunlarda fazla yaşamadan ölüyor. Gelecek kuşaklara da bu durum sirayet etmektedir.
ABD, 2003 yılında ikinci körfez savaşında aynı füzeleri ve mermileri kullanarak Irak topraklarına milyona yakın mermi kullanarak insanlık suçu bir kez daha işlemiş oldu. Demokrasi özgürlük bunun neresinde?!. Radyoaktif yüklü füzeler adeta ölüm kustu. O topraklar kirletildi. İnsanlar, göz göre göre hastalığın ve ölümün pençesine atıldı.
BM genel kurulunda bu tip silahlar yasaklansın diye oylama yapıldı. Oylamada 144 ülke evet derken 4 ülke (ABD, Fransa, İsrail, İngiltere) hayır dedi. Ve silahlar yasaklandı.
Değişen ne oldu? Yine ölümcül füzeler bu topraklarda hüküm sürüyor. Sözüm ona ABD, demokrasi özgürlük için bu topraklara barış sözü vermektedir. Zehir saçan yada füzelerle saldırmak hangi barış rüzgarlarını estirir. Bunu anlamak gerçekten çok zor.
Bu mermiler Afganistan’da, Suriye’de, Bosna Hersek’te, Kosova’da, Somali’de kullanıldı. Kullanılan bölgelerde kan kanseri yapıyor. Hep Müslüman ülke topraklarında kullanılıyor. O bölgeler zehirli bölgeler haline geliyor.
ABD, Usama Bin Ladin’i öldüreceğim diye Afganistan’ın Tora Bora dağlarına radyoaktif yüklü füzeler yağdırdı. Dağlardan çıkan su kirletilerek zehirlendi. Sovyetler Birliği 1978 yılında Tora Bora dağlarında savaştı ama tek bir zehirli madde kullanmadı.
ABD ikinci dünya savaşında Horaşima, Nagazaki’ye atom bombası atması da insanlık suçlarından biri değil midir?
Alman bilim adamlarından biri Irak’a gidiyor. Radyoaktif yüklü füzelerin vurduğu bir tankın üzerinde inceleme yapıyor. Tankın üzerinde kalan parçayı, özenli bir şekilde alıyor. Ve ülkesine geri dönüyor. İnceletmek için bir üniversiteye gidiyor. Bu çok ağır radyoaktif içeriyor diyerek götürmesini söylüyorlar. İkinci üniversiteye götürdüğünde aynı tepkiyle karşılaşıyor. Üçüncü üniversiteye gidince; “bugün günlerden Cuma pazartesi günü gel” diyorlar. Adam evine dönüyor. Cumartesi sabahı kapısında radyoaktife dayanıklı giysiler içerisinde polisleri görüyor. Çok ağır radyoaktif yüklü maddeyi Almanya’ya getirdiği için bilim adamı hüküm giyiyor.
Kendini dünya lideri gören ABD Müslüman ülke topraklarını adeta radyoaktif füzelerle zehirledi. Diğer ifadeyle insanlık suçu işledi.
Bu dünyada herkesin yaşam hakkı eşittir. Dünyanın hangi yerinde olursa olsun insanların hayat sürme hakkı vardır. Ne yazık ki, ABD bunu her defasında çiğneyerek kendinde hak gördü.
Vekalet savaşlarında, PYD ve PKK’ları kullanması da bu yüzdendir çünkü radyoaktif mermi ve füzelerin düştüğü topraklarda bulunan herkesi etkilemektedir.