Menü Maçka Haber
DUYGU KARAHASANOĞLU

DUYGU KARAHASANOĞLU

Tarih: 13.06.2022 12:09

        HERKES ESERLERİYLE ÖVÜNÜR

Facebook Twitter Linked-in

                                       HERKES ESERLERİYLE ÖVÜNÜR

 

                            Düşünmüyoruz, okumuyoruz, yorumlamıyoruz! Sadece eleştiriyoruz… eleştiriyoruz… eleştiriyoruz!

Boş konuşarak hiçbir yere varılamayacağı ortadayken hala boş konuşma neden? İcraat yok, boş yere konuşma çok.

Eller, vicdanda olmalı.  Kötü bir gençlik geliyor sloganı, sosyal medyada, yazılı ve görsel medyada kendine yer bulmaktadır.

Kötü gençlik derken ne kast ediliyor? Bu gençler uzaydan mı geldi? Yoksa yer çatladı da, bu gençler mi oldu?

Kimse kusura bakmasın; bugünün anne babaları baştan aşağı  gereksiz bilgilerle donattı. Kürk, suç olsa kimse giymez. Gençlik, ne kürktür ne de suçtur.  

Aile nasıl çocuğunu şekillendirirse o çocuk o şekille ergenliğe girer daha sonra yetişkin olur. Bağdan bahçeden uzaklaştırılan gençlik, kendini bulmada elbette zorlanır. 

Bir ebeveynin görevi çocuğunu topluma yararlı birey olarak yetiştirmektir. Derme çatma bilgilerle çocuğunu gelişigüzel topluma bırakmak değildir.

Çocuk yetiştirmek onu sadece yedirip, giydirip demek değildir. bunlar olması gerekenlerdir. Çocuğun vücut gelişiminin yanında beyin gelişimi de önem taşır.

                      Okul çağına gelmeden önce çocuklar iyi bir eğitimden geçirilmelidir.  Çocuğa o yaşlarda sanat dalından bir dal öğretilmelidir. Hangi dine mensupsa o dinin temel kuralları öğretilmelidir. Dünyaya geliş amacı örneklerle anlatılmalıdır. Mutlak suretle küçük bir bahçede, sebze ve meyve yetiştirilme metotları anlatılmalıdır. Büyük yada küçük baş hayvanların barındıkları yerler, gezdirilip, bilgi sahibi olmalarına imkan tanınmalıdır.

Cep telefonu ve bilgisayarı amaç dışı kullanıldığında vereceği zarar en uygun dille açıklanmalıdır. Bu çocuk bu bilgiler ışığında, altı yaşında  okula başlarsa, ileriki yaşantısında ailesine  ve topluma yararlı birey  olur.

                  Gelelim günümüzdeki bazı ailelerin eğitim şekline,  çocuğun el kasları tutar tutmaz, bir cep telefonu minik avuçlarının içerisinde yerini alır. Rast gele tuşlara basan çocuk renkli ekranda kendine göre dolanır. İki üç yaşına geldiğinde anne babanın telefon modeli de, değişir. Telefon yine çocuğun eline ulaşır. Daha çok özellikli telefon çocuğun yeni oyuncağıdır. Anne hemen savunmaya geçer; “çocuk öyle oyalanıyor.”

Bu çocuk cep telefonuyla bilinçsizce oyalana dursun yıllar çabuk geçer. İlk ve orta okul biter. Lise yılları başlar. Gençliğin vermiş olduğu enerjiyle dilediği her şeyi yapma hakkını kendinde görür. Böyle bir gençliği kim yadırgayacak? Bu gençleri bu hale getiren ailemi sorgulayacak ve yadırgayacak? 

Şu anda gelinen gençleri sorgulamadan önce anne kendini sorgulasın. Anne ve babası, kendini nasıl yetiştirdi. O, çocuğunu nasıl yetiştirdi. Aradaki farkı ve durumu görmelidir. “Ben yaşamadım,çocuğum yaşasın, ben çok bağda bahçede çalıştım, çocuğum çalışmasın. Ben çobanlık yaptım, çocuğum yapmasın.” gibi basit düşüncelerle, aile kuranların nasıl bir gençlik yetiştirdiği de ortadadır.  O, anne babalar eserleriyle övünsün.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —