GÜNDEM
Gündem, o kadar dolu ki; nereden, nasıl başlayacağımı, inanın bilemedim.
Zemin, ıslak ve kaygan olduğundan yürümek ve düşünmek bir o kadar zor ve imkansız.
Ne düşünseniz yanlış algılanıp, yorumlanıyor. Yürümek isterken de, engellerle karşılaşılıyor..
Her gün bir başka konu gündeme bomba gibi oturuyor. Fikir ayrılığından ötürü herkes tek taraftan olaylara bakıyor. Kendi düşüncesinden olmayanlar, dışlanıp, itham ediliyor. Kendisinden olanlarda el üstünde tutulup, can ciğer kuzu sarması gibi sarılıyor.
Kimse kimseden haz etmiyor. Misafir misafirden, ev sahibi hiç birinden hoşlanmıyor misali her kesimde bunu rahatlıkla görmekteyiz. “Benden olan yaşasın, benden olmayan ölsün” düşüncesi hakim.
Öyle yada böyle herkes kuyu kazmada adeta ustalaştı.
Benim anlayamadığım Türkiye Cumhuriyetinin en küçük olay karşısında gündem olmasıdır. Ekonomi dar boğazda. Enflasyon aldı başını gitti. Geçim sıkıntısı her geçen gün arttı. Tarımda çalışan insan sayısı azaldı. Toprak ana biz insanlara cömertliğini, kaybetti. Sınırlarımız, Amerikan kuşatması altına girdi. Terör örgütleri her defasında taciz ateşleriyle rahatsızlık vermeye başladı.
İnsanların birbirlerine olan güveni kalmadı. Komşuluk ilişkisi rafa kaldırıldı. Kibirli yürüme moda haline geldi. Pahalı telefon kullanma yarışındaki yaş dokuzlara indi.
Tüm bunlar yaşanırken, ülkemizde yabancıların gündem oluşturması sizce de, düşündürücü değil mi?
Vatan topraklarının sınırları kanla çizildi. Bunu bilmeyen yoktur. Bir kurtuluş savaşının; yoksulluğunun, çaresizliğinin, ne demek olduğunu bugün yaşayan bizler anlayamayız.
Altı yüzyıllık Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışından sonra küllerinden doğan cumhuriyetin ne demek olduğunu da anlamak için iyi bir okuyucu olmak kadar iyi bir araştırmacı olmak gerekir.
Son yıllarda turizm daha da, ön plana çıktı. “Turizmde iyi para var. Yeme içme yeri açarsan, bir de yanına konaklama için küçük evler yaparsan, gel keyfim gel; gelsin paralar.” Gibi konuşmalar arttı.
En küçük fırsatı değerlendirmek için kollarını sıvayanların sayısı da ne yazık ki arttı. “Turist gelecek, benim açtığım lokantada yemek yiyecek, konaklayacak ve bana para verecek.”
Bu gibi zihniyetler çoğaldıkça vatan severlilik yerini bana neciliğe bıraktı.
İster istemez para her şeyin önüne geçti.
Gündem, gündem, gündem!!! Bir yanda mültecilerin sorunları, diğer yanda ülkemize turist olarak gelenlerin şımarıklığı öte yandan şımarık turistlerin abartılı yanlı konuşmaları…
Kısacası türlünün içerisinde yok, yok. kaynayan cadı kazanına kim ne isterse onu atıyor.
Nasıl olsa cadının kazanı kaynıyor. Bir kaşık tuz da sen at ne çıkar.