DOĞA DA, DENİZ DE, BİZİM
Bir av sezonu daha vira dedi. Bugün balıkçılar mavi sularda avlanıp, balık tezgahlarını şenlendirdi. Balık sevenler, balık tezgahlarının başına giderek, aylardır hasret kaldıkları balıklardan kendilerine göre olanları aldılar.
Karadeniz’in derinliklerinde yaşayan balıklar, av sezonu boyunca, avlanacaklar. Bu yıl palamudun az olacağını söyleyen uzmanlar, hamsiyle sofraların güleceğini söylüyor.
Bilinçli avlanmak her balıkçının görevidir. Fazla balık tutmak için rast gele ağ atıp, küçük hamsi ve balıklar avlanmamalıdır. Sadece bugünü düşünmemeliyiz. Yarınlarda düşünülmelidir. Her ne iş yapılırsa yapılsın yarınlar hesap edilerek yapılmalıdır. Bugün o küçük hamsiler avlandığında, yarın hamsi diye bir şey kalmaz. Bu da hamsi sevenler için bir şok olur.
İşte, bu şok yaşanmaması için avlanmaya dikkat edilmelidir. Rast gele tutulan her balık yada hamsi bir sonraki yılın balık sezonunda olmayacaktır. Denizler tükendi feryadına başlamamak için denizler hoyratça kullanılmamalıdır.
Geçen yıl hamsi sezonu erken kapandı. Nedenleri tek tek sıralayacak değilim. Balık ve hamsi avlarken, küçük ve büyük oluşlarına dikkat edilmelidir.
Bereketli olan denizler, biz insanlara her daim cömert davranır. Bizlerde aynı hassasiyetle denizlere davranmalıyız. Denizlerin de, canlı olduğu gerçeği hesaba katılmalıdır. Denizlerde nefes alıp vermektedir.
Deniz öldüğünde nelerin yok olacağı hesaba katılmalıdır. Denize atılan çöplere bir baktığımızda içinde her türlü madde çıkmaktadır. Denize atılan çöpler bir balık tarafından yenildiğini düşünün. Daha sonra o balık sofraya geliyor.
Ne kadar korkunç ve dehşet verici bir manzaradır. Denizler çöp kutusu değildir. önüne gelen çöpünü denize atamaz.
Pet şişede su mu içtin? Onu git çöp kutusuna at. Çikolata mı yedin, kağıdını git çöp kutusuna at. Elinde bir poşet mi var onu da git çöp kutusuna at. Patlak lastiğini ne yapacağını mı düşünüyorsun? Onu da, ait olduğu yere git bırak. Bilinçli bir insan bunu bilir ve gereğini yapar,
Herkes evini temiz tutar, öyle değil mi? Kimse evin içerisine yediği meyvenin kabuğunu atmaz yada içtiği su şişesini evin ortasına fırlatmaz.
Haaa, siz diyorsunuz ki, evin içerisine çöp atanlar var. İşte, o gibi insanlar toplumun yüz karası olanlardır. O insanlara, insan demek mümkün değildir. pislik içerisinde yaşamayı seven pisliklerdir. Zaten o gibi insanlar, denizlerin ne mana taşıdığını da bilmez. Mal gelmiş, mal gidenlerdendir.
Genel bakış önemlidir. Doğada bizim, denizlerde bizim. Doğayı da denizi de temiz tutacağız ki, bize baksınlar. Biz onlara ne kadar değer verirsek, onlarda bize o kadar değer verip bakar. El eli yıkar, iki el de, yüzü yıkar.