DİLSİZ ŞEYTAN
Gözler kör, kulaklar sağır, diller lal olursa! Siz, ne söylerseniz, söyleyin. Hepsi boşa gider. Duyarsızlık aldı başını gidiyor. Kimseye bir şey söyleyemiyorsunuz. Nasıl söyleyeceksiniz?!
Arkandan hemen muhbir göreve başlıyor. Mertliğin bozulduğu, insanlığın bittiği, menfaatin ön planda tutulduğu bir düzen içerisinde olunduktan sonra yapacak neyimiz kaldı ki?
Hep ‘ben’ egosuyla hareket edenlerle yaşamın ne denli zorlaştığını anlatmak için sayfalar yetmez. Düşünceler kilit altına alınırsa, söylenecek sözde kalmaz. Artık sözün bittiği yerdesiniz.
Tiyatro seyretmek, film, izlemek bir kültürdür. Bu kültür yaşamla paralel gitmektedir. Her şey aynı şeyi, yapacak yada düşünecek değil. Böyle kuralda yoktur. Falancı gidiyor diye seninde gitmen gerekmiyor.
Her şeyin mutlaka bir bedeli vardır. Çarşı pazara çıkıldığında, alış veriş yaparken, her ürünün ücreti varken, insanın yaşamını doğrudan ilgilendiren tiyatro yada bir film ücretsiz olur mu? Salonu dolduran insanların hiçbir bedel ödemeden oturdukları koltukların ve karşıda sahneye çıkan oyuncuların hakkını bilir mi?
Hayatında hiç tiyatro oyununa gitmeyenler sırf ücretsiz diye çocuklarıyla birlikte salonu doldurmaları canlı performans sergileyen oyuncuların ne denli etkilendiğini bilebilir mi? Cüzi de olsa kişi başı mutlaka bir ücret ödemelidir. Çünkü herkesin oturacağı koltuk belli olsun. Karışıklık olmaması için mutlaka bu ücretlendirme yapılmalıdır.
İnsanlar arasında kaos yaratmanın kimseye faydası yoktur. Tiyatro oyunu yada film izlemeye gidenler, bir başkasının sesini duymak için o salona gitmiyor.
Bunlar iyi analiz edilip, gözetilmelidir. Her kim olursa olsun bilet alarak, kendine ait olan koltuk numarasını bilmelidir ve salona girdiğinde önceden aldığı bilette yazılı olan numaralı koltuğa oturmalıdır.
Oyun izlenirken kimsenin sesini duymak yada yediği kuruyemişin çıkardığı sesi duymak zorunda değildir.
Tüm bunlarda kültür çerçevesinde olur.
Hangi konu olursa olsun, sessiz kalıp, tepki vermemek doğru değildir. Doğruya doğru, yanlışa yanlış söyleme cesareti gösterilmelidir. Menfaate göre yanlışlar ört bas ediliyorsa, gelinen noktanın ne kadar tehlikeli olduğunun, işaretidir. Göz göre göre yanlış karşısında susmak tercih ediliyorsa, dilsiz şeytan olunduğu unutulmamalıdır.
Dostluklar, arkadaşlıklar menfaate göre seçiliyorsa, uçurumun kenarına gelinmiş demektir. Daha doğrusu, insanlığın bittiği, anlamına gelir. Gelinen bu süreçte, kimlere görev düşüyorsa, yerine getirmelidir. Yarın çok geç olabilir.
Her kim olursa olsun, oturduğu koltuğa yada biriktirdiği mala güvenmesin. Dünyada hak hukuk tanımayan haram yiyip, hırsızlığı kendine hak görenleri, bu dünyanın terazisi tartmazsa, bir gün Hakk’ın terazisi tartacaktır. Dilsiz şeytanla iş birliği yapanlar, Hakk’ın huzurunda elbette cezasız kalmayacaktır.
24.05.2022 DUYGU KARAHASANOĞLU