Menü Maçka Haber
DUYGU KARAHASANOĞLU

DUYGU KARAHASANOĞLU

Tarih: 30.03.2023 15:09

DEPREMİN ARDINDAN

Facebook Twitter Linked-in

                                       DEPREMİN ARDINDAN 

 

                        Doğa olaylarından biri olan depremin yarattığı yıkımlar, uzun süre hafızalarda saklı kalır. 

06 Şubat tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremde, enkaza dönen binalar ve altında kalan canlar, her şeyi bir kez daha gözler önüne serdi. Depremin yaraları sarılırken, geçen haftada Hatay’ın Defne ilçesinde ki, 6.4 şiddetindeki deprem yine yıkımlara neden oldu.  İnsanların öteye beriye kaçışmaları, yakınını bulma telaşında bağıranların sesi, yıkılan binaların uğultusuna karıştı. 

                             Depremde 10 il, etkilendi. Arama kurtarma yerini enkaz kaldırmaya bırakırken, yeniden kentlerin kurulma süreci başladı. Fay hatlarından uzak yerlere inşa edilecek olan binalar, depreme dayanıklılığı da göz önünde bulundurularak yapılacak. 

Depremin vurduğu kentlerde yaşam adeta durdu. Moloz yığınları, apartmanların isimlerine göre belirlenen yerlere dökülüyor. 

                            Ayrı dairelerden oluşan katlı apartmanda yaşayan onlarca can vardı. Yemek pişer, çalışmaya gidilirdi. Tabii okula giden öğrencilerde vardı. Evler sıcak, merdivenler temizdi. Arada bir daire kapıları önünde karşılaşanlar, selamlaşır hal hatır sorardı. Alış verişten gelenler olduğu gibi çarşıya çıkanlarda aynı asansörü kullanırdı. 

Sonrası malum… deprem, bu apartmanı  moloz yığınına çevirdi. Eski yaşantıdan eser bırakmadı. Sadece  bu aprtman değil, binlerce apartmanda ayn akıbete uğarayarak moloz yığınına döndü. Yaşanmışlıklar hiç yaşanmamış gibi!..

Depremin öyle yıkıcı gücü var ki; apartmanlar, rezidanslar kağıt gibi buruşup kaldı. Canlar gitti, hikayeler son buldu. Biriken anılar toprağa karıştı. Her can kendi dünyasıyla yok olup gitti.

                        Depremle giden canlar gitti. Geriye yaralı canlar kaldı. Şimdi yapılacak tek şey yeniden inşa edilecek olan binaların dayanıklılığı ve sağlamlığıdır. Hiç kimse kusura bakmasın; bir iş yaplacağı zaman işe adam alınmalıdır.  Yani diyeceğim şu ki, adama iş verilememelidir. herkes şunu iyi bilmeli ki, tecrübe ve iş ahlakı çok önemlidir. Bir insanda iş ahlakı varsa, o insanın yapacak olduğu her işten hayır gelir. Ancak iş ahlakı yoksa o insandan her şey beklenir.

Haaa! Unutmadan yapılacak olan her iş,  kendi işi gibi görülüp yapılmalıdır. Baştan savma yapılmamalı. “nasıl olsa bu benim işim değil. Nasıl olursa olsun.” Düşüncesiyle hareet edilmemeli. Atasözünde olduğu gibi;  komşu, komşusunun eşeğini türkü çağırarak ararmış. 

İşte bu gbi düşüncelerle yapılan işler, daima sakat olur. 

                           Bu depremden de, dersler çıkartılmalı.  Binlerce can toprağa karıştı. Binlerce canda yakınlarının kaybetmenin hüznüyle buruk kaldı. Evini, işini, yakınını kaybedenler oldu.

İstemeyerek de, olsa moloz yığınları altında  belli süre yaşadığı bir hayatı bıraktı. Mutlu giden hayatından geriye kırık hayatı kaldı. 

Bundan böyle inşa edilecek olan binalar kontrolden geçerken,  bir kez değil, bin kez düşünülerek yapılmalı. O binalarda canların yaşayacağı asla unutulmamalı. 

                          Hiç kimse bir daha böyle acı yaşamak istemiyor. Onun için eller vicdanda, imzalar, kararında olmalı.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —