BAKIŞ AÇISI
Hal hatır sormak bile siyaset yapma anlamı taşıdığını biliyor muydunuz?
Şöyle, efendim! Birine sağlığını , hayatın nasıl gittiğini sorarsanız bilin ki, onunla siyaset yapmış olursunuz.
Geçen günü baş ağrılarımdan dolayı hastaneye gittim. Dahiliye doktoru kan ve idrar tahlili yaptırmamı istedi. Tahlillerimi yaptırdıktan sonra bekleme koltuklarında otururken, tanıdığım birini gördüm. Nasılsın, diye sorunca, kadın, öteye beriye bakındıktan sonra; “hiçbir yerden haberim yok. Siyasetle ilgilenmiyorum. İnanın bir şey bilmiyorum.”
İşte, size bir örnek, şimdi buna ne diyeceksiniz?
Kadına hal hatır sordum, karşılığında siyasetle ilgilenmediğini söyledi.
Böyle bir şey var mı? Selamlaşmak, konuşmak demek siyaset oluyormuş, onu da yeni öğrendim. Öğrenecek ne çok şeyimiz var. Derler ya! beşikten mezara kadar.
Öğren ne öğrenebiliyorsan. Ha, sakın unutma, birine hal ve hatır, sormadan önce birkaç kez düşün. Ondan sonra hal hatır işine giriş. Yine unutmadan, bir şey söyleyeyim, herkese de hal hatır sorulmaz. İnsanı önce inceleyeceksin. Sonra onun konuşmasına göre bir konuşma biçimi geliştireceksin. Geliştireceğin konuşma biçimi karşı tarafın dişine göre değilse, hapı yuttun. Alt tarafı bir selam, neden bu kadar büyüdü ki? Uzun zaman görmediğim, tanıdığıma selam verip, hal hatır sormak istedim. Konuları nasıl da, siyasete getirdi, anlayamadım.
Hastane koridorunda bin bir çeşit insan var: her birinin bir derdi, bir sıkıntısı mevcuttu. Aralarında konuşmaları nasıl siyaset olarak algılanır. Bunu da anlayamadım. Belki bir gün anlarım. Ve size de anlatırım.
Sözcükler, dudaklardan dökülmeden önce içinizden konuşup, tekrarlayın. Bunu yapmanız, hem sizin hem de, karşı tarafın iyiliğinedir.
Şimdi size diyeceğim sadece şudur, selam verip hal hatır sormandan önce birkaç kez düşünmenizdir.
Her tanıdığına nasılsın diyerek kendini siyasetin içine atma.
Şimdi size sorarım, siyasetle hal hatır sormanın ne bağlantısı var? Dudaklardan dökülen her kelime siyaset yapmak mıdır? Nasıl bir düşünce hasıl oldu ki, insanlar birbirleriyle konuşmaz, hale geldi. Uzaktan bakmak yada konuşmadan, baş önde geçme. Neyin nesi oluyor?
Omuzlara yüklenen sorumluluk mu ağır geldi? Yoksa siyasetten iyi bir paparoz mu yedi? Bunu ben bilemem. Benim bildiğim son günlerde insanların selam vermeye çekinir olmasıdır.
Biri görecek diye, artık korku krizine giriyor.
Bu kadar kavram karmaşası olur mu? İnsanların kaynaşmasında en büyük rolün selamlaşma olmasına rağmen selam vermeye neden çekinilir? Neden her şey siyaset olarak yorumlanır? Biz bize havadan sudan konuşurken, siyaset yapılıyor, düşüncesine neden kapılır
Herkes kendine göre bakış açıcı geliştirdi. Geliştirilen bakış açısına göre yaşamaya başladı.