31-ANLAR
Kusera, Sersa 'ya devam.
Böyle bir manzaraya iki üç kez tanığımdır.
Bir kez de çocukluk yıllarımda on iki yaşlarında çobanlık,yaptığımız yıllarda
bir öküz kayboldu.İki üç gün öküzü aramadığımız yer kalmadı.
En sonunda artık vaz geçtik, öküzü kurt yedi diyerek umudu kestik.
Bir de bakarız öküz Millilerin ahırından, çıktı , geliyor.Meğer öküzü hayvanlarını
çiftleştirmek için alıkoymuşlar. İşleri bitince de bırakmışlar.
Öküzu teslim aldıktan sonra Murat da bir birkaç kaya alıp,onlarin evlerine salıvermiş.
Oradaki kadınlar da geldi Murat'ı ellerindeki girebilerle güzel bir sopadan geçirdiler.
Anneannem yayladaydi o zaman , gittik tanıdık bir koyuncuya kuzu kestirdik de postunu
Murat'ın sırtına sardılar, tam bir haftada iyilesebildi Murat.
Keşifler, davalar , temyizler , her şey bitti.
Fakat Sersalılar bir türlü yaylaya gelmekten vaz geçmiyorlar.Her sene gene
yaylaya gelmeye devam ediyorlar.
Aradan epey zaman geçti.Yaylaya henüz kimse çıkmadı.Yaylada ormancılar var,
kesı yapıyorlar.Sayıları da bir hayli kalabalık, on on beş kişi varlar.Ayrıca bekçi de
var.Miller de yaylaya yeni göçmüşler .Aylardan Mayıs ayı.Gecenin bir vakti.
Bekçi bağırmaya başladı.
"Yangın var,yangın var, yangın var! " diye.Hem silah atıyor, hem de bağırıyor.
Ormancilar ayaklandı, hemen yangını söndürmeye başladılar.Sekiz tane evi
yakmışlar.
Bu son davranış çok büyük yankı uyandırdı.Köyde konuşuldu, tartışıldı .
Bu tutum bir anlamda işi inada bindirmek olarak adlandırıldı.Sadece köyde değil,
Maçka'da da , Trabzon'da da konuşuldu, tartışıldı.Kuseralilar arsında tam bir
birliktelik sağlandı.Karar alındı, yaylaya öncü bir kuvvet çıkacak diye
Köy muhtarlığının önderliğinde yaylaya köyden , silahlı altmış kişi çıktı.
Nöbet tutmaya başladılar.Karavanalar kuruldu, tam bir askeri düzene geçildi.
Yayla bekçisi köyùn en silahşör adamı Kavazin Ömer ağa karşı tarafın ineklerinden
bir kısmını zorla alıkoyarak Kusera'ya götürdü.Amaç ne burda?
Amaç yaylayı en kısa zamanda terk edeceksiniz, kendi meşru sınırlarınıza çekileceksiniz.
Trabzon'da , Maçka'da iki köyùn ileri gelenleri, bunlari konuşuyor.
Bu arada yaylaya bir bölük jandarma da geldi.
Geldi ama iki köyün hiç bir sorununa karışmadan , bir kenardan seyretti.
Silahlı, külâhli altmış kişi, her an bir kişi vurulabilir.
Köylünün kulağı tetikte, Maçka'dan , Trabzon'dan gelecek haberde .Sonuçta
beklenen haber geldi.Sersalilar yaylayı boşalttılar, bir daha da gelmediler.
Kuseralilar da onların ineklerini geri verdiler, kulübelerini de yıkıp attılar.
Böylece de iş tatlıya bağlandı.
Aradan tam elli beş yil geçmiştir.
Hukuki süreç tamam, ama onu uygulayacak güç nerde?
O güç olmazsa hukuk istediği kadar adalete uygun karar versin, neye yarar?
Ben yaşantımda bu kadar yaratıcı, bu kadar kararlı, bu kadar ısrarlı insani ilk kez burada gördüm.
O gün bugün düşünüp dururum.İnanmış halkı kimse kontrol edemez.