Menü Maçka Haber
ismet eyüboğlu

ismet eyüboğlu

Tarih: 08.08.2023 12:28

18-ANILAR –l

Facebook Twitter Linked-in


18-ANILAR –l


             Türkiye Öğretmenler Sendikasının TÖS’ un Maçka'daki  Değerlendirme Toplantısı
12 Mart muhtırasının verilmesinden sonra  üyesi bulunduğumuz TÖS 
Maçka'da bir değerlendirme toplantısı düzenledi.Toplantıya ben de katıldım.
Bizim okuldan başka katılan var mıydı, unuttum.
Toplantı çok kalabalık değildi.Anımsadığım kadarıyla yirmi yada biraz fazla 
insan vardı. Zaten çok sayıda insani alacak yerimiz de yoktu.
Toplantıyı TÖS’ ün ileri gelenleri yani yönetim kurulu düzenliyordu. 
Konu belliydi, 12 Mart 1971'de Demirel hükümetine verilen muhtıra.
Zaman da anımsadığım kadarıyla 11 Nisan 1971 Pazar günü.
Konuyla ilgili rahmetli Gültekin Gazioğlu geniş bir açıklama yaptı.Muhtıranın
bütün demokratik güçlerinin özlemini yansıttığını, bu arada öğretmenlerin de 
yıllardır süren taleplerine cevap verdiğini, istenilen reformların Atatürkçü bir 
görüşle ele alınmasını istediğini, bu da hepimizin ortak arzusu olduğunu 
belirtti.
Toplantıda başkaları da söz istedi. Hemen hemen hepsi Gültekin Gazioğlu'nu 
görüşleri doğrultusunda düşüncelerini belirttiler.Ben söz alanlar arasında değildim.
Fakat kuşkularım vardı.Kimdi bu muhtırayı verenler, yarin ne yapacaklardı?
Belli miydi?
Sonra bu muhtırayı neden durup dururken şimdi verdikleri?
Bir de dokuz Mart olayı söyleniyordu.Bunun aslı astarı neydi? Eğer bu muhtıra söylendiği gibi dokuz Mart'a karsı verilmişse tam12 Mart bir karşı devrimdi.Dokuz Mart'ın içinde iki tane ikili oynayan general vardı: Muhsin paşa, Gürler paşa.Sonra ne oldu da 12 Mart muhtırasının altında onların da imzası vardı?Mahir Kaynak ve Mehmet Eymür Amerika'ya neyin haberini verdiler de muhtıra alel acele verildi?
Türk ordusu 1952'den beri NATO'ya bağlı bir ordu değil midir?
Evet 1952'den beri Türk ordusunu NATO yönetmektedir.
NATO kimdir, NATO'ya giren ordular nasıl olur?
Biz biliyoruz ki NATO sadece bir askeri örgüt değil, sömürgeci, kapitalist emperyalist  
sistemin varucu gücüdür.Söylediği hiçbir söz doğru değildir, hepsi yalan üzerine 
kuruludur.NATO bir yalan makinesidir.Söylediklerinin hepsini tersten okursan 
doğruyu bulursun.Örneğin; o savaş diyorsa sen barışı anlayacaksın, o  düzen 
diyorsa sız kargaşalığı anlayacaksınız , zenginlik diyorsa sız fukaralığı anlayacak-
sınız ki doğruyu bulasınız.
Tabi ki bunları o günkü kafamla bu netlikte düşünemezdim ama kuşkularım vardı.
Bugün NATO hakkında düşündüğüm bir başka konu da şudur; NATO hiçbir zaman
tam anlamıyla bir savunma örgütü olmamıştır.Bunu en iyi 1990'lardaki Sovyetler
Birliğinin dağılmasından sonra görüyoruz. NATO'nun görünüşteki amacı demokrasiyle yönetilen toplumları Sovyetlerin yayılmacı politikasına karşı savunmaktı.O zaman Sovyetler Birliğinin , Varşova paktının kendini fesh etmesinden sonra NATO'nun da kendisini fesh etmesi geremez miydi? 
Gerekirdi.
Neden fesh etmedi?
Birakin kendini fesh etmeyi daha da büyüdü, Sovyet sisteminden dağılan birçok 
Doğu Avrupa ülkesini bile içine aldı, genişledi, Bulgaristan, Romanya ,
Polonya, Macaristan , Litvanya, Letonya bunlardan birkaçı.
Ayrıca Balkanlarda çıkartılan kanlı savaşlardan sonra birçok Balkan ülkesinin gidip 
NATO'da yer alması.
Bunların hepsi NATO'nun varlığının asil amacı kapitalist, emperyalist , sömürgeci 
sistemi korumak olduğunu gösteriyor.
Neyse biz dönelim toplantıya.

İSMET EYÜBOĞLU
OKURYAZAR ÖĞRETMEN


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —