Osman Konak


SEYFETTİN(FAHRİ) AYTAÇ

FIRINCI-BAKKAL


SEYFETTİN(FAHRİ) AYTAÇ

FIRINCI-BAKKAL

 

             1929’da Yeşilyurt(Hacavera) köyünde dünyaya geldi. Babası Maçka esnaflarından Fırıncı Salih Aytaç, Annesi ev hanımı İlve Aytaç tır.

İlkokulu Maçka merkezde bulunan Orman işletme müdürlüğünün olduğu yerdeki ilkokulda tamamladı.

 

Başarılı bir öğrenci olan Seyfettin Aytaç çok güzel yazı yazmasını daha ilkokul yıllarında başarmıştı. Öğretmeni olan Haydar Karsan tarafından okulda ve sınıfındaki diğer öğrencilere örnekle gösterilirdi.

 

            İlkokulu bitirdikten sonra babası tarafından bir daha okula gönderilmedi. Babası Salih Aytaç Maçka merkezde yapmış olduğu fırın işletmeciliğinde çırak olarak çalışma hayatına başladı. Üç yıl kadarbabası ile birlikte çalıştıktan sonra fırından ayrıldı. Birçok Maçkalı gibi gurbete çıkmaya karar verdi.Maçkalıların gurbete gittikleri yer genellikle İstanbul’dur. Seyfettin Aytaç’da gurbete gideceği yer olarak İstanbul’u seçer. 

 

Altı ay kadar bu şehirde seyyar satıcılık yapar.Gurbet ellerindeki yaşamanın zorluğunu kısa zaman içerisinde gördü. Burada yaptığı seyyar satıcılıkta tutunamadı. Kısa süren gurbet hayatını noktaladı… 

Geri dönerek babasının yanında fırıncılık mesleğinde yeniden çalışmaya başladı.

 

             1945’de 16 yaşında iken babası tarafından amcasının kızı Yeter’le evlendirildi.Bu evlilikten sonra ki yıllarda 4 erkek 5 kız çocuk sahibi oldu. Askerlik çağı gelene kadar babası Salih Aytaç ile beraber fırın işletmeciliğinde uğraş verdi.

 

             1949’da Jandarma askeri olarak Afyon’a gider.Askerlik sırasında görev yaptığı karakolda bazen köylere devriye olarak çıkarlar.Bu devriye çıkışlarının birinde köylüler tarafından askerlere yoğurt ikram edilir. Bu yoğurttan yiyen askerler çok memnun kalırlar ve köylülere yoğurtun çok güzel olduğunu,bunun ne sütünden yapıldığını sorarlar?

 

Köylüler gayet sakin bir tavırla keklik yoğurdu olduğunu söylerler. Ancak askerler buna bir anlam veremezler ve keklik yoğurdu olamayacağını kendi aralarında konuşurlar.Ancak köylüler bunun gerçek olduğunu tekrar ederler… Sonradan o bölgede yaşayan eşeklerin sütünden elde edilen bir yoğur olduğunu ve bu güzel lezzetin bundan kaynaklandığını anlatırlar. Seyfettin Aytaç yaşadığı bu hatırasını hiç unutamaz ve bütün dostlarına anlatır…

 

           Askerlikten sonra Maçka’ya babasının yanına dönen Seyfettin Aytaç tekrar fırıncılık mesleğine devam eder. Birkaç yıl sonra babası Salih Aytaç’ ın fırınının yanında bakkal dükkânı açması sonucunda fırın işletmeciliğini kendisi devralır.(Şimdiki Otel Sümela arkası Aytaç Apartmanı)

 

          1971’e kadar fırın işletmeciliğini devam ettiren Seyfettin Aytaç bu fırını yıkarak kardeşi Mustafa Aytaç ile birlikte Maçka’da ilk kez bir Konfeksiyon mağazası açarlar.Maçka halkının ekonomik gücünün zayıf olması,çoğunluğu memur kesimin yaşadığı bir ilçe olduğundan bu Konfeksiyon mağazası iş yapamaz. Aradan geçen iki yıl kadar sonra bu işyerini kapatırlar. Kardeşi Mustafa Aytaç Maçka Lisesi kantinini Mehmet Karahasanoğlu ile birlikte çalıştırmaya, Seyfettin Aytaç ise bir süre hiçbir iş yapmamaya karar verir.

 

Bir yılı hiçbir iş yapmadan geçiren Seyfettin Aytaç aynı cadde üzerinde babası Salih Aytaç tarafından işletilen bakkal dükkânını satın alarak tekrar esnaflığa başlar. Bu esnaflık 1992’ye kadar devam eder.

 

Bağ Kur emeklisi olduktan bir süre sonra da esnaflık yaşantısına nokta koyar. Bundan sonra ki yaşantısını ailesi ile birlikte Yeşilyurt(Hacavera) köyünde sürdürür.

         1993’de kızının Bolu ilinde öğretmen olarak görev yaptığından eşi Yeter Aytaç ile birlikte ziyaretine giderler. Bu ziyaret sırasında yaşadığı bir kalp krizi sonucu vefat eder.

Kaynak kişi(Oğlu)Mustafa AYTAÇ