DÜŞÜNEREK YAŞAMAK, YAŞAYARAK DÜŞÜNMEK
Düşünmek ne demektir?
Düşünce nasıl oluşur?
Doğru düşünmek nedir?
Yasayarak düşünmek ne demektir?
Düşünmenin araçları var midir?
Bilgisayar, yapay zeka ve düşünceyle ne gibi benzerlikler vardır?
Bu günkü yazımızda bunları irdeleyelim.
Önce düşünce ne demektir?
Düşünce dünle bugün, bugünle yarın arasında ilişki kurabilmektir.O yönden
tarihseldir.Düşünce olaylara, olgulara, eşyalara yorum katabilmektir,
tasarlayabilmektir, insancıldır, ben en iyisini yaptım demez, her zaman başka
insanları dinlemeye , onlarla tartışmaya hazırdır, dinlemeyi soru sormayı
sever.Sokrates gibidir.Ve düşünce bir iş yapmak içindir, boşa harcanan bir
efor değildir.Asıl doğruluğu da böyle bir sınamayla, denemeyle ortaya çıkar.
Düşünce hazır , doğuştan var olan bir süreç değildir. Doğuştan insan zekâsı
boş bir kağıt gibidir.Sonradan ona yazıyorsanız, onu okursunuz.Onun için
Marx'in dediği gibi " nasıl yaşıyorsa öyle düşünür."
Yani bir köylü, köylü gibi düşünür, bir tüccar bir tüccar, gibi düşünür,
bir işadamı, bir iş adamı gibi, bir işçi, işçi gibi, bir memur, memur gibi, bir
öğrenci bir öğrenci gibi düşünür.
Peki bu durumda toplumdaki uzlaşı nasıl sağlanır?
O uzlaşıyı devlet sağlar. Her sınıfın, her katmanın görüşünün harmanlandığı
devlet tarafından.Ancak devlet bunu sağlamaya çalışırken hiçbir şeyi, mutlaklaştırmaz.Bazı şeyler zaman içinde gelip geçici olduğunu bilerek bir an
önce gitmesine yardımcı olur.Örneğin sınıflar meselesi. Var olan olan sınıflar
gelip geçicidir.Çünkü ilk başlangıçta olmayan sınıflar (ilkel komünal toplum)
daha sonra insanlığın bilinçli iradesiyle oraya dönüşmeye mahkumdur, onun için
devletin sınıfları kalıcı kılmak yerine bir an önce tarihsel işlevini tamamladıktan
sonra sınıfsız bir topluma dönüşmesine katkı sağlaması gerekir.
Onun için insanlığın en ilkel çağlarından bu yana:
İlkel toplumdan, köleci topluma, köleci toplumdan, feodal topluma, feodal toplumdan
kapitalist (emperyalist) topluma toplumlar dönüşe dönüşe bugüne kadar gelmiştir.
Ancak bugünden sonra sömürüye dayanan başka bir toplum biçimi de gözükmüyor.
Olsa olsa savaşsız , sömürüsüz bir dünyaya doğru gidiyor dünyamız.O da bambaşka
bir dünya demektir.Görenlere helâl olsun!
Doğru düşünmek tarihsel düşünmektir, bu gün geçerli olan düşüncenin yarın ne
olacağını şimdiden bilerek değişen koşullara uygun zemin hazırlamak .
Onun için somut şartların somut tahlili denir buna.Zaman değiştikçe ,koşullar değiştikçe düşüncenin de kendisini buna göre uyarlaması gerekir.Basma kalıp
düşünce olmaz.
Bu da ancak yaşayarak olur. İnsan yasamadan nasıl yaşadığı koşulları algılayamazsa
onlar hakkında da yargıya varamaz.Onları inceleyemez, hayal edemez .Ve insan
ancak yaśadıkça öğrenir, fikir sahibi olur.Söz dağarcığı da gelişir, anlatım yeteneği
de gelişir.Bildiklerini anlaşılır bir dille anlatır.
Düşüncenin araçları insanoğlunun ilk gününden beri vardır.Kömür bir düşünce
aracıdır.Karakalem bir düşünce aracıdır.Daktilo, telefon birer düşünce aracıdır.
Günümüzde çok çok daha nitelik ve nicelik,yönünden kalitelileri çıktı.
Bilgisayarlar, robotlar, akıllı telefonlar, robotlar ...vb.
Fakat hiçbiri on binlerce yıllık birikimi, evrimi olan insan zekasını yerini tutmaz.
Olsa olsa insan soyunun ılerde yaşayacağı o savaşsız , sömürüsüz insanlık
cennetinde insana zaman kazandırır, onun daha mutlu olmasını sağlar.
Belki de bu tür buluşlar insanoğlunun bu mutlu toplumu kurmasına yardım da
edebilir.
İSMET EYÜBOĞLU
OKURYAZAR ÖĞRETMEN
