DR. ABDULCABBAR BORAN BAĞIMLILIKLA MÜCADELEYİ ANLATTI: “ÇÖZÜM KUR’ÂN’DA”
Bağımlılıkla mücadelede bilim ve maneviyat aynı platformda buluşuyor. Fizik Yüksek Mühendisi ve Mutasavvıf Dr. Abdulcabbar Boran’ın Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirdiği konferanslarda bağımlılıkla mücadele çok yönlü ele alınıyor. Programlarda narkotik uzmanları ve psikologlar bağımlılığın risklerini anlatırken, Boran ise Kur’ân-ı Kerim temelli çözüm yollarını paylaşıyor. “Alkol ve Madde Bağımlılığından Kurtulmanın Altın Anahtarı” başlıklı konferanslar, gençler ve aileler tarafından yoğun ilgi görüyor.
“KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR NEFSİN AFETLERİNDENDİR”
Dr. Abdulcabbar Boran, konuşmalarında bağımlılıkların insanın nefsindeki hastalıklarla bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor:
“Nefsin 19 afetinden bir tanesi kötü alışkanlıklar yani iptilalardır. Birinci seviyede alışkanlıkla başlar. Bir üst seviyesi tiryakiliktir. Onun üstü bağımlılıktır. En sonunda Allah’ın yasak ettiği fiillerin birçoğu insanda iptila haline gelir; yani onu esir alır.”
Dr. Abdulcabbar Boran, bağımlılıkların arkasında şeytanın tesirinin bulunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor: “Şeytan iptila afeti ile tesir ederek bir taşla iki kuş vurur; insanları birbirine düşman kılar, kin sokar ve aynı zamanda kişiyi zikirden ve namazdan alıkoyar. Allahû Tealâ Mâide Suresi 90 ve 91. âyette diyor ki: “Ey âmenû olanlar! Ancak şarap, kumar, (tapınmak için konulan) dikili taşlar (putlar) ve fal okları, şeytanın işlerinden pis şeylerdir. Artık bunlardan kaçının. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz. Oysa ki şeytan, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı zikretmekten ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Siz artık (bunlara) son verdiniz mi?”
“KURTULUŞUN ANAHTARI: KALPTEN ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK”
Dr. Abdulcabbar Boran, kötü alışkanlıklardan kurtuluşun temelinde Kur’ân-ı Kerim’in giriş kapısı olan bir kalbî dileğin olduğunu vurguluyor.
“Her türlü kötü aktiviteden temizlenmenin adresi Kur’ân-ı Kerim’dir. İslâm, Allah’a teslim olmaktır ve teslimin olmazsa olmaz şartı; kalpten Allah’a ulaşmayı dilemektir. Kişi Allah’a ulaşmayı dilediğinde Allahû Tealâ ona Rahîm esması ile tecelli eder ve manevî yardımlarına ehil kılar. Adım adım nefsinin kalbinde yaptığı değişikliklerle negatif alışkanlıklardan uzaklaştırarak o insanı kurtuluşa ulaştırır.
Sahâbe sizlerden çok daha kötü durumda hayata adım attılar. Hepsi şarabı su gibi içiyorlardı. Ancak Allah’a ulaşmayı dilediler ve adım adım kötü alışkanlıklardan kurtuldular. Bir anda nefslerindeki afetler yok olmadı. Önce Allahû Tealâ sahâbeye: “Namaza içkiliyken yaklaşmayınız.” (Nisâ-43) emrini verdi. Ve sahâbe daha az içmeye başladı. Bir süre sonra Allahû Tealâ ikinci emrini verdi (Mâide-90): “Size mayalanmış olan bütün içkiler haram kılındı.” Mekke’nin sokakları, dökülen şaraplardan ötürü 1 ay şarap koktu. O emirden sonra sahâbe hiç içmediler. İşte Allah’ın yardımı… İşte Resûl’ün himmeti…
Allahû Tealâ Zumer Suresi 17. âyet-i kerimede sahâbe için diyor ki: “Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!””
PROGRAMLARDA NARKOTİK UZMANLARI VE PSİKOLOGLAR DA KONUŞUYOR
Programlarda Emniyet Müdürlüğü Narkotik birimlerinden uzmanlar, uyuşturucu maddelerin yayılma yöntemleri ve gençleri bekleyen tehlikeler hakkında bilgiler veriyor. Programlara katılan psikologlar ve uzmanlar ise bağımlılığın psikolojik boyutunu ve ailelerin bu süreçte nasıl bir rol üstlenmesi gerektiğini anlatıyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde düzenlenen programlar, özellikle gençler ve aileler tarafından yoğun ilgi görüyor.
