ismet eyüboğlu


ANILAR -3 

Kimler yaşıyor, Galyan vadisinde,biraz size mübadeleden söz edelim.


ANILAR -3 

 

Kimler yaşıyor, Galyan vadisinde,biraz size mübadeleden söz edelim.
Her savaş halklar arasındaki barışı yok eder, halkların arasına kan davası sokar.
Kurtuluş savaşımızdan önce de aynısını biz yaşadık. Kurtuluş savaşı döneminde
özellikle Maçka'da tam bir karmaşa yaşanmıştır. Malum Maçka bir manastırlar
İlçesi. Üç vadinin üçünde de kapı gibi manastırlar var.
Galyan'da Kuştul, Maçka merkez Meryemana vadisinde Sümela, Hamsiköy 
vadisinde de Vazelon manastırları var.
Savaş sırasında bu manastırlar birer askeri karargâh olmuştu.Başlarındaki din
adamları da birer komutan , örgütleyici, diplomat, devlet yöneticisi.
Zavallı halk da suçsuz, günahsız yere birbirine düşman, aralarına kan davası 
girmiş.
Oysaki bu iki halk yüz yıllarca birbiriyle ne güzel geçinmişti, aralarında hiçbir 
sorun çıkmadan, ne güzel,yaşayıp gitmişlerdi, ne güzel iş bölümü yapmışlardı.
Birbirinin dillerini öğrenmişlerdi, tek sorunları din ayrımı olmuştu.Onu da ne guzel 
çözmüştüler.Cuma günleri Müslümanlar camilerine giderler, pazar günleri de 
Hıristiyanlar kiliselerine.Bunun dışında hiç bir sorunları olmamıştır.
Lozan'da da arasına kama giren halk artik bir arada yaşayamayacağını  görür.
Ondan sonrada  Rumlar Yunanistan'a  gönderilir, oradaki Türkler de Türkiye'ye 
getirilip,yerleştirilir,Bunun adına da mübadele denir.
Neyse biz dönelim konumuza.
Rumlar gittikten sonra boş kalan köyler var,Oralar ihtiyacı olan yeni yerleşimcilere verilir.
Kimdir bunlar ?
Bunlar Maçka'ya çevre ilçelerden gelmiş yabancılar.Sürmene’den , Of'tan ,
Çaykara'dan, Tonya'dan.
Yakin zamana kadar bu insanlara "muhacir" denirdi, onlar da Maçka’nın yerlilerine 
de "yerli" derlerdi.
Onlar ilk geldikleri zaman Maçka'da ağalık , paşalık  vardı.Bu  feodal kesim 
devletle işbirliği yaparak hem dışarıdan gelen muhacirleri, kendi angarya işlerinde 
çalıştırmışlar, onlarda bunu kendilerine yapılmış bir eziyet olarak görmüşlerdir .
Doğaldır ki bu durum yerli yoksullar içinde geçerlidir.
Bu muhacir- yerli ayrımı son zamanlara kadar devam etmiştir.Ancak günümüzde 
ortadan kalkmıştır denebilir.Çünkü artik Maçka 'yi feodal beyler yönetmiyor, 
feodalitenin etkisi de iyice azaldı, Maçka’yı muhacir yada yerli insanlar yönetiyor.
Galyan vadisinde de öyle.Mevcut nüfusun üçte ikisi dışarıdan gelen insanlardan 
oluşuyor.
Sürmene'den,Of'tan, Çaykaradan gelenler sesli konuşan,  bağıran , çağıran insanlar.
Geldiğim Çayırlar köyü de , Kuşçu köyü de bu insanlardan oluşuyordu.
Biraz sonra öğretmenler geldi.Tanıştık,hepsi Maçkalı.
Şöyle bir baktığında kendilerini oradaki koşullara teslim olmuş görünüyorlar.
Bir an önce bitsin de gidelim,
Sabahattin, Ömer, bir de Ahmet varmış, o izinliymiş.
Biraz sonra okula geçtik.


DEVAMI HAFATAYA