Turhan Eyüboğlu


Ah be güzel kardeşim

Facebook'ta gördüğümde inanamadım. Gencecik insan nasıl olur da bu dünyadan göçer, diye. Bir daha baktım, bir daha okudum. "Yok canım!" diye içimden geçirdim. Sonra hemen soruşturmaya başladım ve gerçeği öğrendim.


Ah be güzel kardeşim

 

Facebook'ta gördüğümde inanamadım. Gencecik insan nasıl olur da bu dünyadan göçer, diye. Bir daha baktım, bir daha okudum. "Yok canım!" diye içimden geçirdim. Sonra hemen soruşturmaya başladım ve gerçeği öğrendim.

 

Gerçekler bazen acı çekmek kadar kötüdür. Gerçeğin getirdiği burukluk insanın içini kaplar. Bir acı taa yüreğinin ve anılarının içinde gezinir durur. Sen ise gerçeğin böyle kötü olmasını istemesen de ne yazık ki sonuç değişmez.

 

Ama sen ne yaparsan yap gerçekler ruhunu ağırlaştırır ve bedene sığmaz duruma getirir. Artık öfkelensen de anlamsız, isyan etsen de boşadır. Neden sorusu cevabını yitirir. Bir an unutmak istesen de o bir anda kalır. Beyniniz çalışmaya hakim olduğunuzu sandığınız gözyaşlarınızın içinize akmasına engel olamaz.

 

Biri sorsa "İlker nasıl bir insandır?" diye "Kalbi çok iyi bir insandır!" diye cevap veririm. Ancak bize çok iyi olan kalbi kendine aynı güzellikte davranmadı. Yapacak bir şey yok artık. Nasıl iyi kalpli olduğunu anlattığımız İlkerin kalbi bize iyiymiş; kendine ise kötü!

 

Bu anlatacağım olayı çok insan yaşayacaktır. Buna inanıyorum. İlker Trabzonda  bulunan her eve muhakkak bir mobilya yapmıştır. Benim oturduğum evde her yer İlkerin yaptığı mobilyalarla dolu.

 

Nereye bakarsam bakayım İlkeri göreceğim. Gözümü kaçıracağım bir yer yok evde. Evin boyasını o seçti. Döşemeyi o dizayn etti. Odalar onun eserleriyle dolu. Nereye başımı çevirirsem çevireyim nafile. Artık İlker her yerde.

 

Bu kötü hissetme durumunun sebebini bilmemize rağmen insanin kalbine bir bıçak saplanır; saplandığı yerde de durmaz döner durur, döndükçe de derine iner. Gözlerden süzülen yaşlar kaybın resmini çizercesine şekil alır. Durur bir nefes alırsın tam "Dindi." derken acının mengenesi sıkmaya başlar kalbini. Kelimeler kifayetsiz kalır ve sonra susar, bir şiir okursun İlkerin arkasından.

 

Hüzün Geldi

Şair: Bedri Rahmi Eyüboğlu

 

Türküler bitti

Halaylar durdu

Horonlar durdu

Al damar, mor damar, şah damar sustu

Bahçeler put kesildi birer birer

Meyveler salkım saçak taş

Bir bulut uçardı

Başı boş bedava

Yandı kül oldu

Hüzün geldi baş köşeye kuruldu

Yoruldu yüreğim yoruldu

Ağaç büyür, arkasında koşamam

Kervan yürür, peşi sıra düşemem

Yıldız akar, uçsam da yetişemem

Hüzün geldi baş köşeye kuruldu

Yoruldu yüreğim yoruldu.

 

Mekanın cennet olsun kardeşim!