ZİGANA TÜNELİ
Yeni açılan Zigana Tünelinden geçerken, aklıma eski Zigana yolu geldi. Yeni tünel, on dört buçuk kilometre, çift tüplü çift şeritli olarak hizmete açıldı.
Tünelden geçerken, ışıkların raksı sizi rüya alemine taşımaktadır. Akvaryumun içinden geçer gibi oluyorsunuz. Işıklar, sizinle oyun oynamak istercesine, geçişlerinze ayak uydurur. Işık kümeleri altında ilerlerken, aracınızın kendine has çıkardığı sesle tüneli tamamlarsınız.
Tünel çıkışı, ışık kümelerinin size yolcu ettiği çıkıştır. Bir anda boşluğa düşüp, gözlerinizin alıştığı ışık kümelerini ararsınız. Muhteşem bir tünel olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Zigana Dağı ve yolu herkesçe malumdu. Kış aylarında bu yolda seyahat etmek bir hayli korkunç ve tehlikeliydi. Şimdi hepsi tarih olup, geride kaldı.
Yeni tünelin açılmasıya birlikte eski Zigana tünelinde bir çok hatıra ve hikaye geride kaldı.
En eski Zigana yolunu bilenler bilir. Kış ayları, sürücüler için kabus olurdu. Keskin virajları, buz tutan asfaltı, sürücelere zor anlar yaratırdı.
Aklıma bir gün amcamla Hamsiköy’e yemek yemeğe gittiğimiz gün geldi. Amcam, Hamsiköy’ün etrafına bakındıktan sonra önümüzde akıp giden yolu göstererek; “eskiden Erzurum’a giden yol buydu.” Dedi ve sustu.
Bir müddet daha etrafına bakındı. Evleri yolları inceledi. Sonra bir binayı işaret ederek; “o evde oturuyorduk. Okulda, şurasıydı. Ey gidi yıllar. Çocukluğum burada geçti.” Dedi
Ve bir kez daha sustu. Amcam, öyle çok konuşkan bir insan değildi. Büyükbabam, Hamsiköy’de öğretmenlik yapmış. Babam ve amcam, iki kardeşti. Her ikisinin de öğretmeni büyükbabam yani babalarıydı.
Amcam, etrafı kendine göre inceledikten sonra tekrar konuşmaya başladı. “Evet, yol buradan geçiyordu. Başka yol yoktu. Şu dönemeçler, tırlar için tehlikeliydi. Ama yine de, gidiyorlardı. Babam, okulda bizi sürekli tenbihlerdi. ‘Yolun karşısına geçerken çok dikkatli olun. Arabalara dikkat edin. Onlar sizi görmeyebilir ama siz onları görmelisiniz’ deyip uyarırdı. Yol, bu yoldu. Dar ve virajlı. İki araç yan yana zor geçerdi. Tabi o zaman trafik bu kadar yoğun değildi. Araçlar sık sık geçmezdi.” Dedi.
Eski evlere , yeni yaplan evlere bir müddet daha baktı. Çocukluğunun geçtiği bu yerleri yeniden keşfediyormuş gibi baktı.
Tekrar anlatmaya başladı. “yıllar geçi. Babam emekli oldu. Bizlerde iş sahibi olup evlendik. Zigana yolu da, değişti. Bir tünel yapıldı. Eski yoldan çok daha iyi oldu. Daha geniş, daha az virajlı.” Dedi.
Şimdi düşünüyorum. Amcam bugün seksen yedi yaşında, en eski Zigana yolunu, sonra Zigana tünelini anlattı.
Bugün bende Avrupa’nın en uzun dünyanın üçüncü uzun tüneli olan ve geçen hafta açılan çift tüplü 14.5 km. uzunluğunda ki, Zigana Tünelini sizlerle paylaşıyorum.
Bu tünelin yapımında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Önce ilçemize ardından bölgemize ve ülkemize hayırlı olsun.
