Fatma Karahasanoğlu


VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ BİR TAT

Ağızlarda hoş bir tat, ruhlarda özgürlük bırakan çikolata, bir çoğumuzun ortak tutkusu.


          VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ BİR TAT

 

 

        Ağızlarda hoş bir tat, ruhlarda özgürlük bırakan çikolata, bir çoğumuzun ortak tutkusu.

İsa’dan 400 yıl sonra keşfedilen çikolata, keyif verici bir içecek olarak kullanılması geçmişten günümüze gelen tatlı bir gelenek. Araştırmalara göre fincanların içine konulan kakao çekirdeğiyle birlikte sayısız bitkilerin karışımıyla elde edilmek üzere çikolata yaptıklarına tanık olmaktayız. Bazı tarihçilerin 1515 yılında İspanyol kaşifCortes’inAntek ülkesine gittiğinde, yerlilerin altın maşrapada çikolata ikram edildiğini belirtmiştir.

        Zamanla değişip, gelişen çikolata, insanlığın her devrinde hizmete hazır bir yiyecektir.

Özel anların en yakın sırdaşı, çocukların en iyi susturucusu, beyin hücrelerinin harekete geçirilmesini ve mutluluk vermesini kim sağlıyor ?

Tüm bunları yapan o eşsiz tattaki, çikolatalardır. Yapılan araştırmalara göre yaşlılığı engelleyen çikolatalar, cinsel gücü de artırmaktadır.

İster sütlü, ister kakaolu hangi çeşidi olursa olsun hepsinin tadı ve yarattığı rahatlatıcı görevi aynı. Güzel ambalajlarıyla kendine çeken çikolatalar, en iyi hediyeler arasında girmeyi başarmıştır. İnsanın aklına ne zaman geleceği belli olmayan çikolata, gecenin bir saatinde almak için insanı rahatlıkla sokağa atar. Çünkü cazibesi insanı büyüler.

         Çikolatanın nereden çıktığını ve makale konusu ne için olduğunu sorabilirsiniz. Çok doğru, inanın bende kaleme alacağımı bilmiyordum. Kendiliğinden oluşuveren bir makale yazılmak istendiğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Koronavirüs atmosferinin altında yaşayan ülkemin insanlarını bir nebze de olsa tatlı ve kadifemsi dünyaya getirip, bulunmuş oldukları ağır, kasvetli havadan kurtarmak fena mı oldu?