Fatma Karahasanoğlu


SİNEMADA BİR GECE

Sinema akşamları bir başka olurdu.


                                       SİNEMADA BİR GECE 

 

                    Sinema akşamları bir başka olurdu. Mahalleli adeta o gecelerde uyumaz, yollara dökülürdü. Sinemaya giderken en güzel giysiler seçilir. Birbirinden değişik kokular sürülürdü. Sinema akşamları, mahalle sükut eder, gece yarısında yeniden şenlenirdi. 

                    Rahmetli babam, aile filmi geldiğinde rahmetli anneme; “Nedime, yarın akşam güzel film olacak. Her zaman ki locaya gelirsiniz.” Derdi. 

 Annem, aldığı haberle, bitişik dairede oturan rahmetli teyzeme, haber verirdi. İki kardeş, mahalleye haber salar, film hakkında bilgi verirdi. 

Mahallenin genç kızları ve delikanlıları, o gece sinemaya gitmek için süslenirdi. Sanki filmde kendileri oynayacakmış gibi. 

                      Sinemaya gideceğimiz akşamlardan biriydi. Annem sinemada, uyumamamız için bizi gündüz uykusuna yatırdı. Uyandığımızda hava kararmak üzereydi. Annem, hazırlanmış bizi bekliyordu.Uykum açılmadan giyecek olduğum kıyafetleri yanıma bıraktı. Giyinmeme yardım ettikten sonra ben, annem ve  ablalarımla birlikte evden çıktık. 

Teyzem ve çocukları, bizi dış kapıda bekliyordu. Mahallenin diğer fertleri de, sinemaya gitmek için yollara dökülmüştü.  

Kalabalık bir şekilde sinemanın yolunu tuttuk. Biz çocuklar her zaman ki gibi önden koşuyor,  sonra geri dönüyor, bir daha öne geçip, koşuyorduk. 

                      Gecenin karanlığını yaran sokak lambalarını geride bırakırken, sinemaya biraz daha yaklaşmış oluyorduk. 

Çarşı içinden geçerken, gruba eklenenler oluyordu. Sinemanın dışına taşan ışık adeta göz kamaştırıyordu. Sinemanın gişesine uğramadan merdivenlere yöneldik. Her zaman ki locamıza gittik. 

İçeride, dört beş kadın olduğunu gören annem, yanlış oturduklarını söyledi. kadınlardan biri itiraz etti ancak annemin ısrarı karşısında sustu. 

Çok geçmeden gelen görevli, kadınlara yanlış locada oturduklarını söyleyip dışarı aldı. Bizde, locamıza geçtik. 

Ben, dokuz yaşındaki ablam, dört-sekiz yaşlarındaki, iki kuzenimle birlikte birleştirilen sandalyede oturduk. Film başlamak üzereydi. Annem, mendille terlerini sildikten sonra sessiz olmamız için bir kez daha bizi ikaz etti. İki ablamda, yanımızdaki sandalyelerde oturdu. Teyzemin iki oğlu alt salonda yerlerini aldı. 

Film başladı. Salonda çıt çıkmıyordu. Tam heyecanlı sahne geldi, birden ışıklar söndü. O anda ıslık başladı. Kulakları sağır eden ıslık durmaksızın devam ediyordu.

Annem darlandı. Çıkmak istedi teyzem mani oldu. 

Islığa karışan çocuk sesleri, sinemayı adeta inletti. Makinist, sessiz olunmasını birazdan yeniden filmin başlayacağını söylese de, salonu sakinleştiremedi. 

Uzun bekleyişten sonra ışıklar yandı. Ve film kaldığı yerden devam etti. 

                    O akşam, hangi filmi izlediğimi hatırlamıyorum ama ıslık seslerini ve çocuk çığlıkları hala kulaklarımda çınlar.