DUYGU KARAHASANOĞLU


   ŞİDDET EFENDİSİ

   ŞİDDET EFENDİSİ


                       ŞİDDET EFENDİSİ

 

         Şiddet kocaman pastasından, kestiği dilimleri her kesime dağıtarak istediği gücü elde etmeye çalışmasında ne kadar başarı sağladığını gördük.

Bir gün okulda, bir gün markette, bir gün sokakta, bir gün mayın döşenen yolda, bir gün çöp bidonlarında, bir gün otobüslerde, bir gün uçaklarda, bir gün evlerde!..

         Adresi belli olmayan şiddet, her kesimde kendine yer bulur.

Yaşlı genç, kadın, erkek… Hepsi bu şiddetin önünde eğilerek, selam verir. Şiddetin de istediği bu! Çalışmayan beyinleri himayesi altına almak yönlendirmek işlenen suçlar ardından gelen ölümler… 

         Tüm bunların sorumlusu şiddettir. Ancak önünde eğilenlerde fazla suçsuz değildir. Beyinlerini esir alan şiddet efendilerine karşı gelmemekte ısrarlı olup, verilen emirleri yerine getirmek için çaba sarf etmektedir. Suç oranları arttıkça, şiddet efendisinin yüzü gülüyor. Görmek istediği tablo, ölüm karanfilleriyle donatıldı. Atılan her adım, düşüncelerinin kopyalanmış kağıdı gibi.

Cinayetlerin arkasında ki, sis perdesini kaldırmaya gerek yok. Çünkü şiddet efendisi öyle istedi. Hiçbir güç karşı gelip önüne çıkmaya cesaret edemiyor. Daha doğrusu o mekanizmayı çalıştıracak durumda değil. Bulanık düşüncelerin arasında akıp giden zamanın bile bilincinde değildir.

Hayatın gözlerini görmek yerine şiddet efendisinin emirlerini yerine getirmeye çalışanlar önce kendine ardından topluma zarar vermektedir. Adres önem taşımaz. Nasıl olsa her mekana girme hakkı var. İzin kağıdına ihtiyaç yoktur.

Belgelerin hepsi şiddet efendisi tarafından daha önce düzenlenip imzalandı. İtaatsizlik etmek asla olmaz.

         Şiddet efendisinin en çok korktuğu eğitimdir. Bu yüzden beşeri eğitimle dini eğitimi eşit ağırlıkta vermek gerekir.