PEMBE DÜŞLER
Geçmişimi çok seviyorum çünkü onda çocukluğum var. Çocukluğumun geçtiği her dönemi seviyorum. Bugün bile geçmişin izlrini taşımaktayız. Her birimiz geçmişten geleniz. Bugünün çocukları yarın büyüdüklerinde geçmişte yaşadıklarını aramlaarı normaldir. Bende çocukluğumun ayak bastığı her kareyi çoğu kez, özlerim.
Televizyonun unutulmaz dizilerinden Heide, Şeker Kız, Flanderlerin köpeği, Taş Devri, Vikingler, Sinbat vb. bu çizgi film kahramanları hala hafızamda saklıdır.
Sinbat, Bağdat’ta yaşayan bir çocuktur. En iyi arkadaşı Şila adındaki kargasıdır. Sinbat, türlü türlü maceraları girer, başını çoğu kez belaya sokardı. Sonund akzanan yine Sinbat olurdu.
Vikingler, denizin korkusuzları, her türlü olayın içeriisne sürüklenir kendilerine pay ararlardı. Buldukları vakit asla affetmezdi.
Bir diğer çizgi film Taş Devriydi. Çakmaktaş, ve Moloztaş aillelerinin yaşamları konu edilirdi. Her iki ailenin birer tane çocukları vardı. Akmaktaş ailesinin bir de Dino adındaki dinazorlları vardı. Dino Fred Çakmaktaş’la her defasında tartışır, elini kim çabuk tutarsa diğeri kapı dışarı edilirdi.
Flanderlerin Köpeği adlı çizgi filmin en dikkat çekici kahramanı kocaman Saint Bernad cinsi Patraş adındaki köpekti. Nelo ve Patraş iyi bir ikiliydi. Her yere berbaer gider, her işi beraber görürlerdi.
Şeker Kız, adı gibi Şeker bir kızdı. Diğer bir adı Candy, bir hastane de hemşire olarak çalışan Candy, herkese yardım etmeyi seven bir genç kızdır. Çocukluğu yatılı okulda geçen Cndy, büyünce hastanede çalışmaya başlamıştı.
Heıde, kendine has özelliği olan bir kızdı. Çorapsız ve ayakkabısız olması dikkatleerden hiç kaçmazdı. Büyükbabasıyla yaşayan küçük kız, Peterle birlikte dağlarda koyun bekleerdi. Büyükbabası, her sabah Heıde ile birlikte süt içer, sonrada günlük işleri yapardı.
Tüm bunlar, çocukluğumda bana kalan hatıralardır. Televziyonda gösterime giridklerinde hani iş olursa olsun bir kenara bırakıp, bu çizgi filmi izlerdim çocukluğumun en güzel dönemini yaşarken, bu çizgi filmlede hayatıma farklı bir renk katmıştı.
Bugün çocukluğunu özlemeyenimiz var mı? Hangimiz tekrar çocuk olmayı ister? Cevaplar peşi sıra gelmeye başladı.
Nazım Hikmet dedi ya, “memleket mi, yıldızler mı, gençliğim mi daha uzak?” bence gençliğimiz daha uzak. Artık ona kavuşmak, imkansız bir durum.
Çocukken yapılan her kabahat mubah sayılsa da, bazen azarlayıcı sözlerde kukalrda çınlatılırdı. Nasihat dolu bir çok söz kulaklara küpe olması istenirdi.
Çocuk, bu! Önce kabahati kabul eder, uslu duracağına söz verir. Çok geçmeden tüm sözler unutulup, yaramazlık yeniden başlardı. Tükenmek bilmeyen bir enerji sahip olan çocukların her hareketi büyükler tarafından dikkatle izlenir. Bu her büyüğün, çocuklara karşı olan tutumudur. Bu anlamda çocuklara pek güvenilmez. Ne yapacakları hiç belli olmaz. Çocukluk haylleri farklıdır benimde çocukluk hayallerim vardı. Onlar, benim için çok özeldi. Kimsenin bilme hakkı olmayan sadece kendimin bilme hakkı olan hayallerdi. Çocukken her şey toz pembe görünür ya, işte, benimde çocukluk hayallerim pembe düşlerden ibaretti.
