DUYGU KARAHASANOĞLU


MESNEVİDEN SEÇMELER (2)

BİLGENİN HAYRETİ


                   MESNEVİDEN SEÇMELER (2)

                       

         BİLGENİN HAYRETİ
               

                 Bir gün, bir bilge, kendi türleriyle uçmayı reddeden iki ayrı cins kuşa rastlar, yol kenarında. Hayli merak eder, bu iki farklı yaratığın nasıl olup da kendi aileleriyle, ait oldukları yerlerde yaşamak istemediklerini, nasıl olup da bir yabancıyı kendi kardeşlerine
yeğlediklerini. Biri karga, biri leylek... O kadar farklıdır ki kuşlar, ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine, türdeşleriyle değil de birbirleriyle uçmayı yeğlediklerine. Öyle ya, karga dediğin
kargalarla uçmalıdır, leylek dediğinse leyleklerle. Yaklaşır ve merakla inceler kuşları. Tâ ki her ikisinin de topal olduğunu keşfedinceye kadar. O zaman anlar ki, birlikte kaçar, birlikte uçar,
beraber yaşamaları beklenenlerin yanında tutunamayanlar. O zaman anlar ki, sahip oldukları değil, sahip olmadıklarıdır kimilerini birbirlerine yakın kılan. Topal kuşlar birbirlerinin 'arızalarını bilir ve sömürmek ya da örtmek yerine kabullenirler öylesine. En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır. Aynı şekilde zengin, aynı şekilde mesut olanların ortak paydaları sabun köpüğü gibidir, uçar. Ortak acı, ortak
hüzün, ortak pürüzdür esas yakınlaştıran, yaklaştıran.
****
                               HASTA ZİYARETİ 


Sağır bir adam, komşuluk görevini yapmış olmak için hasta komşusunu ziyarete gitti. Giderken de ona soracağı şeyleri ve tahminen alacağı cevaplara vereceği karşılıkları kafasında tasarladı.
Selâmdan sonra tasarladığı gibi ilk olarak,
"Nasılsın komşu?" diye sordu.
Hasta komşu,
"Ölüyorum" diye cevap verdi.
"Sağır duymaz, uydurur" derler ya, tam da öyle oldu.
Hasta, "Herhalde iyiyim" demiştir diye düşünüp,
"Oh, şükür elhamdülillah" karşılığım verdi.
İkinci olarak,
"Neler yiyip içiyorsun?'diye sordu.
Hasta ve hasta olduğa kadar da aksi komşu, "Zehir" diye cevapladı.

 Bu soruyu. O ise,
"Herhalde mercimek çorbası, sütlaç..." gibi şeyler söy­lemiştir diye
düşünerek,
"Afiyetler olsun, inşaallah iyi gelir" karşılığını verdi. 

Son olarak da,
"Hangi doktor seni tedavi ediyor?" diye sordu sağır adam.
Hasta komşusu, daha önce aldığı karşılıkların da kızgınlığıyla,
"Azrail!" cevabını verdi. 

Sağır adam,
"Herhangi bir doktor adı söylemiştir" diye düşünüp mora! olması
maksadıyla,
"Ayağı uğurludur onun, yakında iyileşirsin, sevin, gön­lünü hoş tut!"
dedi ve görevini yapmış olmanın rahatlığı içinde müsaade isteyip
ayrıldı.