KAYIP SU, DİRENECEK
Zaman içerisinde unutulanlardan biri de, Atlı kilisede bulunan ayazma suyu olan kayıp suyu. Bir zamanların göz bebeği, dileklerin yapıldığı, adakların olduğu kayıp suyu ne yazık ki, unutulup gitti. Daha doğrusu kaderiyle baş başa bırakıldı.
Bölgede yaşayan Rumlar, 6 Mayıs günü suyun yanına gider. Dileklerde bulunur, el ve yüzlerini yıkayıp, giysilerinden bir parça koparıp, suya eğilen ağaçların dallarına kendilerine göre dua edip, bağlardı.
Yıl içerisinde dileklerinin kabul edilip edilmediğini merakla beklerlerdi. Özellikle Atlı kilise mahallesinin genç kızları ve delikanlıları, 6 Mayıs (Hıdrellez) gününü sabırsızlıkla beklerdi. Sabah erken saatinde herkesten önce suya gitmek için evden çıkarlardı.
Fırından çıkan ekmek kokusu etrafa yayılırken, diğer evlerden de, suya doğru gidenler olurdu.
Gün boyu kayıp suyunda kalıp, eğlenirlerdi. Yanlarında getirdikleri yiyecekleri, çimenlere yaydıkları örtü üzerine koyup akşama kadar yemek fasıllarını sürdürürlerdi.
Kayıp suyunun, karşısında kocaman ceviz ağacı, onlar için ayrı bir öneme sahipti. Güneş ışınları ceviz ağacının dallarından sızmaya çalışsa da, yer sofrasında oturanlara ulaşamazdı. Yapraklar, güneş ışınlarını kendi üzerine çekip, oturanlara gölgelik yapardı.
Dumanı üzerinde francalar, fırıncının ikramı olarak yer sofrasında oturanlara dağıtılırdı. En çok sevinen kuşkusuz çocuklar olurdu. Farklı tatlarda yapılan francalar, kısa sürede tüketilir, yenileri sipariş edilirdi.
Ayazma suyunda yıkanan çamaşırların nazardan korunduğuna inanılırdı. Yılda en az üç kez mahalleli çamaşırlarını ayazma suyuyla yıkardı. Yıkanan çamaşırlar, kayıp suyunun dört bir tarafına gerilen iplere asılırdı.
Genellikle çamaşırlar, hafta sonu yıkanırdı. Çünkü çocuklar, hafta içinde mahallede ki, okula devam ederdi. Evler birbirine yakın olduğundan ortaokulda evlere yakındı.
Mahallenin içinden geçen ipek yolu, mahallelinin can damarıydı. Çoğunlukla ticaretle geçimlerini sağladıklarından ipek yolu üzerinde mahallenin bulunması ticaretle uğraşanlar için önem arz ederdi.
Mahallede bulunan hanlar, kervanların uğrak yeriydi. Atlar, dinlenirken alış verişte han içinde yapılırdı.
Atlı kilise, diğer mahallelere oranla çok şanslı ve farklıydı. Mahallede yaşayan Rumlar, Pazar günleri, mahallede bulunan kiliseye, gider ayinlerini yaparlardı.
Atlı kilise, yıllar sonra Türklerin yaşadığı bir mahalle oldu. Rum ortaokulu, kiliseler, fırın her biri işlevini kaybedip, yerlerine başka binalar inşa edildi.
Ancak kayıp suyunun özelliği hiç değişmedi. Mahallenin yeni sakinleri de, 6 Mayıs Hıdrellez de, kayıp suyuna gidip giysilerinden parça koparıp, ağaçlara bağlayarak dilekte bulundular.
Çamaşır yıkandı, piknik yapıldı. Rumlardan kalan gelenek yıllarca devam etti.
Şimdi bu mahalle, yok oldu. Yerine belediyenin parke fabrikası, beton santrali, belediye araçlarının yıkama yağlama yeri, doğalgazın deposu oldu.
Eskiye ait hiçbir şey kalmadı. Ancak yıllara meydan okuyan kayıp suyu hala direniyor ve direnmeye devam edecek gibi görünüyor.
