Fatma Karahasanoğlu


     HAYAT   

   Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre en çok kadın istihdam edilen bölge Karadeniz olarak açıklandı.


                                               HAYAT   

 

                Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre en çok kadın istihdam edilen bölge Karadeniz olarak açıklandı.

“En yüksek istihdam oranı, %53,0 ile (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise %30,0 ile (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde oldu. En yüksek kadın istihdam oranı, %38,6 ile  (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane) bölgesinde iken en yüksek erkek istihdam oranı, %71,3 ile  (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. En düşük istihdam oranı ise kadınlarda %12,4, erkeklerde %49,4 ile  (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde oldu.”

            Karadeniz kadını her işte çalışan cefakar ve cesurdur. Karadeniz’in coğrafi yapısı diğer bölgelere göre dağlık engebelidir.  Zor arazi koşullarında bile iş gücünden ödün vermeyen Karadeniz kadını örnek gösterilecek özelliktedir.  

Karadeniz kadını hiçbir iş seçmez. Verilen işi yapar. Ve sonuca alnın akıyla ulaşır. Tarımda, hayvancılıkta, iş hayatında yine Karadeniz kadını öndedir. Her fırsatta kendini yenileyebilen güncel hayata rahatlıkla girebilen yine Karadeniz kadınıdır. İstatistik kurumunun verileri tesadüf değildir. 

                     Karadeniz’in coğrafi yaşam koşulları farklıdır. Evler fazla yakın olmamakla birlikte herkes kendi arazisinde kendi yolunu yapar. Özel istisnalar hariç. Karadeniz kadını tuttuğunu koparan girdiği her işte başarı sağlayan karaktere sahiptir.  Doğru bildiği yolda ilerleyerek, başarının basamaklarını çıkar. Yaptığı her iş ona ayrı bir güç ve haz verir. Günlük hayatın sorunlarını kendine göre bulduğu yöntemlerle çözer.

                   Karadeniz’de bir çok olay fıkra gibidir. Fadime ile Temel, fıkraların  baş karakteridir. Fadime ile Temel’in kendine  has üslubu herkesi güldürür ve düşündürür. Fıkrayı anlatanda dinleyende güler. Fıkralar hayatımızdan kesitler sunarken, belleklerde farklı izler bırakır. Dilden dile dolaşan fıkraların ana teması  yine insanın  belleğinde kalan hoşluklardır. Fıkralar, inanılmaz yolculuğa çıkarır. Gülmek, ağlamak, düşünmek, gibi.  

             “Temel akşam eve gitmiş. Fadime’nin evde olmadığını görmüş. Birkaç saat sonra Fadime eve gelince Temel sorar; “Fadime neredeydun?” Fadime gayet sakin bir şekilde;”güzeelluk salonundaydum.” Deyince Temel; “he he ne oldi? Sıra sana  gelmedi mi?.””

                       ***

                 “Temel eve gelmiş, Fadime boynuna sarılarak; “Temel yarın üç kişi oluyruk.” Der. Temel sevinerek; “demek baba oluyrum.” Fadime; “hayır salak yarın annem geluyi.”

                        ***   

                   “Bir gün Temel ve Fadime’nin köpekleri kaybolmuş.

Fadime telaş içinde Temel’e demiş:

- "Hemen gazeteye ilan verelim."

Temel cevap vermiş:

- "Saçmalama Fadime, köpeğin okuma yazması yok ki.”