HAK ARAMA SAVAŞIMI
Bu köşeyi takip edenler bilir, geçen haftaki yazımda İş Bankasi Maçka şubesinin
kapatılmasıyla ilgili bir yazı yazmıştım,
"ÇOZUM ÜRETMEK"
Yazım kısaca şöyleydi:
İS BANKASİ ŞUBE YADA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE
27HAZİRAN 2023 İTİBARIYLA MAÇKA ŞUBENİZİN KAPATILACAĞINI SOSYAL
MEDYA ÜZERİNDEN MÜŞTERİLERİNİZE DUYURDUNUZ.
BEN VE EŞİMYİLLARDİR BU ŞUBEDEN EMEKLİ AYLIKLARIMIZI ALIYORUZ.
AYRICA BAŞKA HİZMETLERİNİZDE DE BANKANIZLA İLİŞKİSİ OLANLARIN
YARARLANDIĞINI BİLİYORUZ.
MAÇKA ŞUBESİ'NİN KAPANMASIYLA MÜŞTERİLERİNİZİN MAĞDUR OLACAĞI
KESİNDİR.
SİZE İNANMIŞ, GÖNÜL VERMİŞ İNSANLARIN MAĞDUR OLMAMASI İÇİN
HANGİ ÖNLEMLERİ ALDINIZ?
DURUMUN DÜŞÜNÜLEREK AŞAĞIDAKİ ADRESİME YAZILI OLARAK BİLGİ
VERİLMESİNİ RİCA EDERİM.23.06.2023
İSMET EYÜBOĞLU
EMEKLİ ÖĞRETMEN
İMZA
Bugünkü elektronik koşullarda en kısa sürede bana ulaşan T.İs Bankasi A.Ş.
Mersin No:0481005859000909 B00l yazısı aynen şöyledir:
"Sayın İsmet Eyüpoğlu, Tum bankacılık sektöründe olduğu gibi Bankamızda da son
dönemide şubelerimizden hizmet almak isteyen müşteri sayısının azalmaya
başladığı, müşterilerimizin daha çok şube dışı kanallardan hizmet almayı tercih
ettikleri görülmektedir.
Bu kapsamda birleştirme kararı ilgili birimlerimizde buyuk bir hassasiyetler
değerlendirilmiş ve Macka- Tabzon subemizi ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Değerli müşterilerimize Trabzon şunemizden denen iyi bir şekilde Bankalar hizmet verilmeye devam edilecektir."
Şimdi:
1)Bu benim yazdığım dilekçeyi bir kişi değil de atıyorum yüz kişi yazsaydı sonuç
aynı mı olurdu?
2)Bankalar müşteriye anlaşmalarını yaparken mutlaka ticari çıkarlarını ön
planda tutarlar. Bunu bilmeyecek kadar kara cahil değilim
Ancak ben kendi kurumsal çıkarlarıma bakarım, gerisi beni ilgilndirmez deme
hakkı var mıdır?
Hele hele bu Ataturk'un kurduğu halkçi, devrimci bir bankaysa hizmet etmeyi halka
hizmet etmeyi ön planda tutması gerekmez mi?
3)Kaldi ki kâr ve zarar göreceli kavramlardir, bugun zarar edersin , yarın kar edersin;
yada Maçka'dan zarar edersin Akçaabat'tan kar edersin, olamaz mı?
4)Gelelim işin teknolojik kısmına, evet bugünkü çağda toplumunun az yüzde otuzu,
hatta daha fazlası bilgi sayar teknolojisinden faydalanıyor, onun için de banka
ofislerine daha iş düşüyor. peki bunun için şubeyi kapatmak mı gerekiyor?
Kapattığınızı düşünelim, geri kalan çoğunluğu ne yapacaksınız, üstelik de
Maçka öyle teknolojik yönünden gelişmiş bir yöre degil.
Nereden bakarsanız bakın uygulama doğru değildir, ben yaptım oldu mantığidir
ve bunu bir avukatlık bürosunda bir avukatla görüşeceğim,bu soruları tartışacağım,
hukuki,açıdan durum nedir ne degildir,öğreneceğim.Ona göre de hareket edeceğim.
Ancak hak aramak öyle kolay bir iş degildir.
İnanç ister,bilgi ister,ısrar ister, yürek ister.
Eskiden çarsi kenarlarında dilekçe yazanlar vardi, arzuhaci denirdi onlara , bir
vatandaşın bir derdi , sıkıntısı oldu mu, giderdi onlara ,onlar da önce dinler
sorunu kavramaya çalışır, kabarcıktan sonra da anladığını daktiloya döker,
yazdığı yazıyı vatandaşa okur , imzalatip kendisine verirdi, o da ilgili daireye
götürüp verirdi.
Yani hak aramanın en basit şekli dilekçe(arzuhal) vermektir.Son zamanlarda
pek arz-ı halciye rastlamıyorum.
Yeni oluşmuş bir gelenek,vardir, insanlar dara düştü mü gidip bir kurtarıcı ararlar,
birine teslim olurlar, artık teslim oldukları kimse onlari nereye sürüklerse oraya
giderler, kendilerine güvenleri o kadardır.
Oysaki hak aramak zor iştir ve her gün önümüze hak aramaya ilgili bir sorun
çıkar, o zaman biz her gun kurtarıcı mı arayacağız.
Allah bizi kurtarıcılardan kurtarsın!
