GÜN DOĞMADAN NELEER DOĞAR
Her atasözünün hikayesi olduğu gibi “gün doğmadan neler doğar.”atasözünün de bir hikayesi vardır.
Dilden dile dolaşan bu hikayeyi siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.
Vaktiyle bir ülkede yaşayan padişah, bir nedenden dolayı marangozcuyu, idama mahkum eder. Ve vezire şöyle der; “marangozcuya söyle, yarın sabaha kadar tabutunu hazırlasın.” Vezir, padişahın buyruğunu, marangozcuya iletir.
Marangozcu üzgün süzgün evine gider. Eşi, neler olduğunu sorar. Marangozcu, üzgün bir şekilde; “padişah, yarın sabaha kadar tabutumu yapmamı ister. Ölüm fermanımı çıkardı.” Der.
Marangozcunun eşi üzülmemesini söyleyerek; “gün doğmanda neler doğar.”
Marangozcu teselli olmasa da, eşinin sözleri ruhunu okşar.
Evinin yanındaki atölyesine giderek, tabutu yapmaya başlar. Tahtaları özenle seçer. Her tahta ruhunda derin acı bırakır. Yüreği burkulur. Gözlerinin derinliğinde hüzün hisseder. Dudakları kendiliğinden kıpırdar. Elleri tahtaların darlığını genişliğini ölçer gibi yapar. Her talaş tozuna karışan düşünceleri, ruhunu sıkar. Zaman daraldıkça, yüreği de daralır.
Her faninin ecel şerbetini içeceğini bilmesine bilir ancak ruhu başka alemlerde dolaşır.
Marangozcu, özene bezene tabutu bitirmeye çalışır. Gözü sürekli saate kayar. Gece yarısını çoktan geçmiştir. Yelkovanların dönmesi biraz daha ölüme yaklaşmasını ifade eder. Marangozcu eşinin sözlerini sürekli hatırlar. “gün doğmadan neler doğar.”
Bütün gece gözünü kırpmadan tabutunu yapmaya çalışan marangozcu son aşamaya geldi. Şafak sökerken,kapı hızla vurulur. Marangozcunun yüreği daha hızlı atmaya başlar. Bir yaptığı tabuta bir de kapıya bakar.
Israrla çalan kapıya isteksizce kendini sürükler. Titreyen elleri kapının kilidini açar. Karşısında sarayın askerlerini görünce titrek sesle; “vakit tamam mı?” der.
Öndeki asker, “tabut bitti mi? Padişah bu gece vefat etti. Tabut O’na lazım.” Der.
Askerler, tabutu alıp gittikten sonra marangozcunun eşi gelerek; “ gün doğmadan, neler doğar.”
Hayatta neler saklı olduğunu kimse bilemez. Yaşadığımız an bilinir. Yarını kimse bilemez. Hikaye bunu çok güzel anlatmaktadır. Marangozcu kendi tabutunu yaparken, beklenmedik bir ölüm marangozcunun dünyadaki yaşamının bitmediğini söyledi.
Demek ki, ömrü biten padişahtı. Marangozcunun dünyadaki içeceği suyu daha tükenmemişti.
Ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin. Verilen ömür belli olduğundan kimsenin gücü, o ömrü kısaltıp uzatmaya yetmez. Verilen nefes ne bir dakika geri, ne de bir dakika ileri alınabilir.
Her faninin dünyadaki, yaşam süresi bellidir.Geçen zamanla birlikte ömürde tükenmektedir. Önemli olan her günün değerini bilip, ona göre hareket etmektir.
