DUYGU KARAHASANOĞLU


  FİKİRLER ÇORBA OLDU

   Yazıya nereden nasıl başlayacağımı inanın bilmiyorum


                                                        FİKİRLER ÇORBA OLDU

 

                       Yazıya nereden nasıl başlayacağımı inanın bilmiyorum. Her şey o kadar değişti ki, siyaha beyaz diyecek kadar düşünceler karıştı.  Fikirler türlü çorbaya döndü. Sözler, yerinde kullanılmadığından ne anlam taşıdığı da anlaşılmaz oldu. “Ben bilirim, ben yaparım” diyenlerin sayısı gittikçe arttı. 

Her şey bitti sıra Hz. Adem ile Hz. Havva’ya geldi.  Hakarette sınır tanımayanlar şarkı sözlerine saygısızca yazdılar. Bu insanlar neyin peşinde? Kendilerini ne zannediyor?

                           Alak suresi; “1-Yaratan Rabbinin ismiyle oku. 2-O Rabbin ki, insanı bir kan pıhtısından yarattı. 3-            Oku.  Rabbin sonsuz kerem sahibidir.  4-O, insana kalemle yazmayı öğretendir. 5- O, insana bilmediğini öğretendir. 6.7-Fakat insan kendini ihtiyaçtan uzak görünce azgınlaşır. 8- Dönüş ancak Rabbinedir. 9.10- Allah’ın kulunu namaz kılmaktan alıkoyanı gördün mü? 11.12- Gördün mü o kafiri? Eğer o doğru yol üzerinde olsa yahut kötülükten sakınmayı tavsiye etse daha hayırlı olmaz mıydı?”

Bu on iki ayeti Hz. Adem ile Hz. Havva’ya hakaret eden o şarkıcının ve onun gibi düşünenlere okumalarını tavsiye ederim. Hem de özümleyip anlayana kadar.

Şarkı sözlerine bakıldığında kendisinin hangi gruba ait olduğu ve nereden geldiği belli. Sözüm ona sanat yapıyor? Sanatı da kendilerine göre yorumluyorlar.

Çıkmaza girdikleri vakit sanatçıya özgürlük. Yada ifade özgürlüğünden bahsedilir. Ne zaman dan beri hakaret “özgürlük” kelimesiyle eş değerde?

Kavramların manasını bilemeyecek kadar dengeler karışmışsa, durum oldukça vahim demektir. 

                          Hakaret ederek gündem yapmaya çalışanların, hangi ruh haleti içerisinde olduğu ortadadır.  Kime hizmet ettikleri de, bellidir. Şeytanla eş değerde olduklarını rahatlıkla söyleyebilirim.

İlk insan Hz, Adem’e bütün melekler secde ederken, iblis secde etmedi.

Bakara suresi 34.ayet;  “Meleklere ”Adem’e secde edin” dediğimizde, İblis hariç hepsi secde etti. İblis ise bundan kaçındı ve secde etmeyi gururuna yediremeyerek kafirlerden oldu.”

Şarkıcıyım diyen bu kişinin iblisten ne farkı kaldı? İblis secde etmeyi, gururuna yediremeyip, kafirlerden oldu. Şarkıcı da, Hz. Adem ve Hz. Havva’ya hakaret ederek kafirlerden olmadı mı? Şimdi hiç kimse kalkıp da bana ifade özgürlüğünden söz edemez. Bazılarının bu şarkıcıyı  desteklemesi de ayrı bir utançtır.

Şarkıcının ismini kullanmıyorum farklı kimliğe sahip. Gerçek adıyla, sahne adı aynı değil. Kullandığı nüfus cüzdanı bilgilerinde  de, bir çok yalan saklı.  Gerçekte kim olduğu ve ne iş yaptığını bilen biliyor. Burada onun reklamını yapacak değilim. Müslüman olmadığı bir başka dine mensup olduğu   yazdığı şarkı sözlerinden belli.

                       Yaşlı bir kadın İblis’e giderek; komşusunun ineğini zehirlemesini ister. İblis nedenini sorunca yaşlı kadın; “inek, sabahtan akşama kadar çayırlarda otluyor. Sonra su içiyor, iyice geriliyor. Kapının önünden geçerken, onu kıskanıyorum.” Der.

İblis; “bu komşun sana süt, yoğurt, peynir vermiyor mu?” der. Yaşlı kadın; “evet, veriyor. Ama yine kıskanıyorum.” Der. İblis aldığı cevap karşısında şaşırır.

Firavuna giderek; “benden de senden de, daha fena bir kocakarı var.” Der.