Fatma Karahasanoğlu


“EMEKLİ BİR ÖĞRETMENİM”

Eğitim oldukça önemlidir. Beşikten, mezara kadar eğitim! Sadece kendi işini  yapan değil, toplumda, yaşayan herkesin işini yapabilenlere ne mutlu.


                                     “EMEKLİ BİR ÖĞRETMENİM”

 

                Eğitim oldukça önemlidir. Beşikten, mezara kadar eğitim! Sadece kendi işini  yapan değil, toplumda, yaşayan herkesin işini yapabilenlere ne mutlu. 

Öyle ya, bunun içinde bir eğitim almak gerekir. Bu, öyle bir eğitim olmalı ki, her işten anlayan, her işi layıkıyla yerine getirebilendir. 

Duvar örmek bir sanatsa, tahtaları oyup şekil yapmakta ayrı bir sanattır. Körpe beyinleri eğitmek ve topluma kazandırmakta bir eğitimdir. 

Doğal yaşamın zorluğunu bilip, yaban hayvanlarına yardım etmek kadar evcil hayvanların bakımını bilmekte çok önemlidir. Bağ bahçe işini bilip, meyve yetiştirmekte alınan bir eğitimin ürünüdür. 

Oyuncak tahta arabanın yapımını öz veriyle yapıp, çocukların hizmetine sunmakta bir bilgi birikimidir. Kanayan yarayı pansuman etmek, kırık kolun tedavisinin ne şekilde olacağını bilmekte alınan eğitimin neticesidir. 

Hayat o kadar farklıdır ki, yaşadığın süre içerisinde her şeye ihtiyaç duyarsınız. Bunun içerisine her türlü eylem girer.   

Bir eğitimci, doğada insana lazım olacak her türlü işten anlaması ve öğretmesi gerekir. Eğer bu eğitimci, toplumun içerisinde yapılması gereken herhangi bir iş dalından anlamıyor ve öğretme yeteneği yoksa o eğitimcinin verecek olduğu eğitimde ona göre olur.     

                 “İstanbul-New York seferini yapan bir yolcu uçağında, ışıklar sönünce yolcular arasında panik başlar. 

Ardından anons duyulur; “İçinizde elektrikten anlayan var mı?”

Herkes birbirine bakarken, yaşlı bir yolcu parmağını kaldırır ve davet üzerine makine dairesine gider. Bir süre sonra ışıklar yanar!

Yaşlı yolcu, eli yüzü siyahlar içinde; alkışlarla karşılanarak, lavaboya gidip temizlenir ve sessizce yerine oturur. 

Uçak Atlantik Okyanus’un ortalarındayken, pilot tekrar bir anons geçer; “Sayın yolcular, motorlarımızdan biri bozuldu. Sakın panik yapmayın. Ben sizi diğer motorla, New York’a ulaştırırım. Eğer içinizde motordan anlayan biri varsa, buraya rica edeceğim.”

Yolcular arasından yine sadece yaşlı olan adam elini kaldırdı.  Bir süre sonra motorun tamiri bitmiş, yüzü gözü karalar içinde olan yaşlı adam, alkışlar arasında,  mahcup mahcup yerine oturur. 

New York’a  kısa süre kala, hosteslerin koşuşturması dikkat çeker. 

Bu kez bir hostesin heyecanlı sesi duyulur; “Sayın yolcularımız! Bir yolcumuz aniden sancılandı. Bebeği olacak. İçinizde doğumdan anlayan kimse varsa, lütfen acil olarak buraya gelsin.”

Çeşitli milletlerden yolcular birbirine bakarken, yine yaşlı adam yerinden kalkarak hosteslerin bulunduğu bölüme gider. 

Kısa bir süre sonra  bebek ağlaması duyulur. 

Yaşlı adam, yine alkışlar arasında yerine oturur. .

Uçakta farklı ülkelerden yolcular iyice meraklanır. Her birinin gözü yaşlı adamın üzerinde toplanır. Merakları daha da, artar. Her işten anlayan adamın kim olduğunu öğrenmek isterler. 

Özür dileyerek; yaşlı adama kim olduğunu sorarlar. 

Yaşlı adam, yolcuları tek tek inceledikten sonra; “Köy Enstitüsü mezunu emekli bir öğretmenim.”der.”