Fatma Karahasanoğlu


               EFENDİLER VE HANIMLAR!

               EFENDİLER VE HANIMLAR!


               EFENDİLER VE HANIMLAR!

 

         Maşallah! Nazar değmez inşallah! O kadar yazan toplum olduk ki, eskiden her sokak başı kestaneci vardı. Şimdi de, sokağı dönmeden iki yada üç yazan kişiyle karşılaşırsınız.

Ne yazıyorlar diye sormayın, onlarda ne yazdıklarını bilmiyor. Laf olsun, torba dolsun misali çalakalem yazıp gidiyorlar. Harfleri bir araya getirip, sözcük oluşturuyorlar. Oluşan sözcüklerle cümle kuruyorlar. Kurulan yanlış cümle yanlış metni meydana getirir.

         Yanlış ifadeler, yanlış kurgular derken, okunacak hiçbir şey ortaya çıkmıyor. Ama mangalda kül bırakmadan, “bizim yazdıklarımız olay oluyor. Geniş bir kitle bizi okuyor” okur efendim, okur efendim o geniş kitle dediğiniz sizin gibi cahil.

Cahilin yazdıklarını da, yine kendisi gibi cahiller anlar. Bunu bilmenin kahinlikle ilgisi yok. Her şey olduğu gibi ortada. Toplumda kültür erozyonu yaşanırken, bazıları hala ortalıkta gevezelik edip, dolaşıyor.

Dolaşan bu gevezeler, topluma ne denli zarar verdiklerinin farkında değil. Farkında olmadığı için de, durmadan ağzı laf edip, duruyor.

         Efendiler! Efendiler! Kadınlar! Hanımlar! Toplumun bizler meydana getiriyoruz.

Bizler, doğruyu yanlışı biliyoruz!

Bizler iyiyi, güzeli ayırt edebiliyoruz!

Bizler eğitim öğretim veriyoruz!

Bizler çocuk yetiştiriyoruz!

Bizler karanlığa ışık tutuyoruz!

Bizler geleceği oluşturuyoruz!

Bizler yarınları görebiliyoruz!      

Bizler! Bizler! Bizler!

Toplumun aynasını oluşturan bizler!!!

         Toplumda öne çıkmak için değer yargıları unutuldu, bunu anladık. Bir de, bilgisizlerin toplum önünde olmalarını anlayamadık. Bu gidişle onu da anlayacağız. Çünkü gidiş onu gösteriyor. Yine bu konuda kahin olmaya gerek yok. Okuma oranı gözle görülür şekilde düştüğünü herhalde her kesim fark etmiştir. Bir kesim din kisvesinde, bir kesim de laik kisvesinde. Aferin size sizden de böyle bir şey beklenirdi. Her şeyi anladık da, savunduğunuz kavramın ne olduğunu biliyor musunuz? Yine yanlış bilgilerle toplumun önüne çıkıp çığırtkanlık ediyorsunuz, dahası yazarak da bunu kalıcı hale getiriyorsunuz.

         Yazıklar olsun, yazıklar olsun ki, bilmediğinizi bilmiyorsunuz. Ne mutlu bilmediğini bilip, itiraf edene.