DUYGU KARAHASANOĞLU


DÜNYA SERÜVENİ

Sahte yüzlerde, sahte gülücükler saklı.


                                                  DÜNYA SERÜVENİ

 

                          Sahte yüzlerde, sahte gülücükler saklı. Hangi tarafa, bakarsanız bakın, sahte yüzleri görmek mümkün. 

Kimsenin, kimseye saygısı olmadığı, tahammülün ortadan kalktığı, kalleşliğin sokaklarda kol gezdiği, süreçler yaşanmaktadır. 

Kuralların tanınmadığı, sevginin, saygının  çok gerilerde kaldığı, insanların birbirlerini nasıl kandırırım düşüncesinin arttığı, dönemler yaşıyoruz. 

Yaşanan bu dönemde dürüst insanların değil,  yalakacıların, yalan söyleyenlerin, sözü geçmeye başladı. 

Her şey belli bir kurala konup, insanlarda o kuralın içerisinde sıkıştırılmak istenmektedir. 

Hür düşüncenin yerini zincirle bağlı düşünceler aldı. 

                         Herkes kendine göre bir yaşam biçimi belirledi. Bu yaşam biçiminde sadece kendi koyduğu kurallar ve yaşamak istediği insanlar topluluğu var. 

Oysa durum bunlardan daha farklı. Bunun bilincinde olmadan yaşam sürmek ne kadar topluma fayda getirir?

Her boş araziye bina dikmek, yada her ağacı kesmek şehirleşme anlamını taşımaz. 

Doğayı, b u denli katlederek, insan hayatının ne denli olumsuz etkilediği ne yazık ki hiçe sayılmaktadır. 

Bunca yapılan binalar, ne için? Ne için binlerce ağaç kesiliyor? Bunu anlamak inanın çok zor. Ağaçların da, canı var.  Dahası o ağaçlarda yaşam süren başka canlılarda var! 

Öyleyse bu katliam ne için? 

                        Hiç kimse kusura bakmasın! Bugün yaşananlar, gelecek kuşaklara kırık dökük, yok olmuş bir doğa bırakma anlamı taşır. 

Hiç kimse, şunu unutmasın ki, doğa bir gün hesap sorarak, intikamını alır. 

Alacak olduğumuz nefesin sayısı belliyken, doğaya ve insanlığa bu denli saldırı ne için? Bugün, herkes kendi ömür sermayesinden  yer. Hiç kimse bir başkasının ömür sermayesinden yiyemez. 

Verilen ömür belli, alınan nefes belli. Bunun, ötesi berisi yok. İnsan, ne yaparsa yapsın, kainatın yüz ölçümünün dışına çıkamaz. Dünyayı dolaşarak da, hiçbir şey elde edemez. Her şeyin bir zamanı vardır. 

                    Can bedenden çıkma süreciyle birlikte dünya seyahati bitmiş olur. Ruh bedenden ayrılıp giderken, beden dünyada kalır. Her şey bu kadar açıkken, hala, neyin hesabı yapılmaktadır. 

O, dedi. Bu, dedi. Gibi basit sözlerle dünya serüvenini hiç kimse ne bir gün uzatabilir, ne de, bir gün kısaltabilir!.

                             Dünya serüvenine birlikte devam edelim. İçerisinde yok, yok! Cahilin ortalıkta cirit attığından tutunda, ahlaksızların zirve yapmasından çıkın. Bilinçsizlikten alında, saygısızlıktan çıkın. Sahtekarlardan alında, dolandırıcılardan çıkın. 

Haklının haksız, haksızın haklı, olduğu bu dönemlerde mutlaka bir gün sonlanacak. Adalet yerini bulacak!..