DÜNYA HUZURSUZ
İnsanlık her geçen gün kötüye gidiyor. Ortadoğu, diken üstü yaşarken, İsrail, saldırıya doymak nedir bilmiyor.
Filistin’den sonra Lübnan, Suriye derken 28 Şubat günüde ABD ile birlikte İran’a saldırı düzenledi.
Trump, başkanlık koltuğuna oturur oturmaz, yaptığı açıklamalarla, dünyanın huzurunu adeta kaçırdı. İsrail’le beraber hareket ederek, Ortadoğu’da kaos yaratarak, insanların yaşam haklarını ellerinden alması kabul edilemez!
Trump ve Netanyahu neyin peşinde? İnsanlık ölüyor, onlar hala sıcak paranın peşinde.
ABD her zaman ki taktiğini İran’da da, göstermek istiyor.
2003 de Irak’a özgürlük vaat ederek girdi, durumu ortada! 2001’de ikiz kulelerinin vurulmasını bahane ederek, Afganistan’a girdi, onun da durumu malum!
Arap baharı adıyla Libya, Mısır, Suriye’yi karıştırdı, durumları ortada!
Bugünde İran’ın rejimini değiştirmek için müdahale ettiğini öne süren Trump’ın amacı belli.
Yer altı kaynaklarının zenginliği iştahını kabartınca, ortaya çıkan tablo dünyanın gözü önünde. Trump, Körfez ülkelerini de huzursuz etti. Her ülkeye üs kurarak, bugünkü zemini hazırladı. İran, İsrail ve ABD’den gelen saldırılardan sonra misilleme olarak, ABD’nin Körfez ülkelerde olan üslerini hedef aldı. İran’ın atiği füze ABD topraklarına gidemeyince, ABD’nin nerde üssü var, Körfez ülkelerde! İran’ın da attığı füzeler bu ülkelere gidiyor.
Yine burada olanlar, Müslüman ülkelere oluyor.
Olaya bir çok açıdan bakacak olursak, ABD Başkanı Trump, İran’ın rejiminden rahatsız olan muhaliflerden çok, doğalgazı petrolü düşünüyor. Açıktan belli etmese de İran’da iç savaş çıkartmanın peşinde.
Bu bölgede bir çıban gibi büyüyen İsrail, her defasında Müslüman komşu ülkelere saldırmayı kendinde hak görmesi, uluslar arası anlaşmalara da aykırıdır.
Ne var ki, ne ABD nede İsrail bu anlaşmalara uymak gibi durumları yok.
İran’ın dini lideri Ali Hamaney, saldırının ilk gününde öldürülmesiyle İran rejiminin devrileceğini düşünen Trump, hayal kırıklığına uğrayarak, başka yolları deniyor.
Netanyahu, yaptığı açıklamada İran’da Ali Hamaney’in yerine kim gelirse, öldürüleceğini ifade etmesi, perde arkasında başka olayların olduğunu açıkça göstermektedir.
Kısacası, karşımızda kanla beslenen bir ABD, var. Bir başka ülkeye saldırı düzenleyerek, o ülkenin iç yapısını değiştirmek istemesi, kabul edilemez.
Her ülkenin kendine göre işleyişi vardır. Bu ABD’nin hoşuna gider yada gitmez. Ancak gerçekler değiştirilemez. Bu gerçekler bir gün ABD Başkanın suratına tokat gibi inecek! Kendilerine göre bir şey çıkardılar; “vaat edilmiş topraklar.”
Bir şeyi hiç bilmiyorlar. Bu mülk sadece Allah’ındır. Trump ve Netanyahu bu gerçeği bir an önce öğrenseler çok iyi olacak.
