DÖNÜŞLER BAŞLADI
Sonbaharın gelmesiyle yaylacılarda yavaş yavaş yayladan dönmeye başladı. İlkbaharın cıvıl cıvıl yeşermesiyle yaylalar şenlenir, küçük büyük baş hayvanlar otlaklara büyük bir heyecan içerisinde götürülür.
Taze otlar rengarenk çiçekler, hayvanların midesine inerken, doğanın her tarafında irili ufaklı canlılar kendilerine göre hayat bulur.
Soğuk kış mevsimini ardından ilkbaharın sıcak gülüşüyle doğanın her tarafına yayılan pembelik insanın ruhunu okşar.
Yaz mevsimi herkes için anlam taşır ancak yaylacılık yapanlar için ayrı bir önem taşır. Yayla yolculuğu her yörenin geleneğine göre yapılırdı. Bu gelenek unutulmaya yüz tutsa da bazı yörelerde yayla geleneği yaşatılarak, devam etmektedir.
Yaylalara götürülecek hayvanlar bir gün öncesinden yıkanır, temizlenir, rengarenk iplerle süslenerek, boğazlarına çıngırak takılırdı. Yayla yolları rengarenk süslenen hayvanların çıngırak sesiyle çınlanırdı. Kemençe çalınır, türküler söylenir, horon halkaları kurulurdu.
Mola yerlerinde evde hazırlanan yiyecek sofrası gelen geçene açık olurdu.
Selamlaşmak olmazsa olmazlar arasındaydı. Kibir, haset, kıskançlık gibi kavramlar bilinmezdi.
Kısacası yayla yolculuğu; şen, şamata, eğlenceli geçerdi. Hayvanlar yol kenarındaki çimenlerde otlarken, insanlarda türkülerle, horonlarla yolculuk boyunca eğlenirdi.
Bu yılda, yayla serüveni bir çok yaylacı için sona erdi. Koca bir yaz yaylada geçiren hayvanlar, sonbaharın gelmesiyle, kışı geçirecek oldukları yerlere doğru göçe başladı. Kışlık peynir ve yağlarını hazırlayan yaylacılar, inekleriyle birlikte köylerine geri dönme telaşıyla yola çıktılar. Kimi kamyonlarla kimi de, yaya olarak dönüş yoluna çıktı.
Arkalarında sararmış otlar ve koca bir yazın hüznü vardı.
Sonbaharın sararan yaprakları arasında köylerine gittiler. Yayla evleri artık yalnızlığa suskunluğa gömüldüler. Cıvıl cıvıl olan otlaklar sessizliğin kucağına bırakıldı. Kuruyan otlar, solan çiçekler, soğuktan nasibini her geçen gün daha çok hisseder oldu.
İlkbaharda canlanan doğa, sonbaharın gelmesiyle, yavaş yavaş ölüme doğru gidiyor. Hasatlar yapıldı. Tarlalar toplandı. Mısırlar çoktan kurutulup, değirmende öğütülüp un oldu. Toprakta olgunlaşan patatesler de, çıkartılıp, kışa hazırlandı. Turşular kuruldu, soslar yapıldı.
Doğada yaşayan her canlı artık koca bir kışa hazırlık yapmanın telaşı içinde, yaylacılar, köylerine dönerken, köyde yaşayanlarda tarlaların hasadını yaparak, kışlık hazırladı. Süslenerek yaylalara götürülen hayvanlar, ilkbahara kadar ahırlarında baharın gelmesini bekleyecek. Yine mevsimler geçecek, yine bahar gelecek. Yine yaylalar şenlenecek.
