ismet eyüboğlu


ATATÜRK'Ü ANLAMAK VE ANLATMAK

Türkleri Sevr Antlaşmasıyla Anadolu coğrafyasından silmeye çalışan batılı 


            ATATÜRK'Ü ANLAMAK VE ANLATMAK

Türkleri Sevr Antlaşmasıyla Anadolu coğrafyasından silmeye çalışan batılı 
sömürgeci güçler bunu başaramayınca yetmiş yıldır yeni stratejiler  yeni taktikler 
uygulamaya koydular.
Bunların en başında geleni Atatürk'ün "TAM BAĞIMSIZLIK, BENİM KARAKTERİMDİR"
ilkesini Türklerin kafasından silmek olmuştur.Bunu zaman zaman açıkça dile getirmekten de çekinmediler.Örneğin Avrupa Birliği sözcülerinden Karen Fog'un  "Türklerin Avrupa Birliğine girebilmesi için Mustafa Kemal düşüncesinden 
sıyrılmaları gerekir." söylemi bu bakımdan anlamlıdır.
Bu emperyalist kapitalist güçler Mustafa Kemal düşüncesini bütün uğraşırlarına karşın kafamızdan silememiş olsalar bile bu konuda Türk toplumunda bir kafa karışıklığına, bir yanlış anlaşılmaya neden oldukları kesindir.
Eğer bu yanlış anlaşılma, bu kafa karışıklığı olmasaydı bugün ülkemiz çok daha 
ileri hedefleri ulaşmış olurdu.En azından bugün yaşadığımız birçok sorunla karşılaşmamış olurduk
Peki Mustafa Kemal Atatürk bize nasıl anlatıldı, da biz O'nu  yanlış anladık?
Her şeyden önce M.Kemal Atatürk bizlere yada gelecek kuşaklara donmuş kalıplar 
içerisinde sunuldu ve anlatıldı.Bunu en çarpıcı örneği 12 Eylül yöneticileridir. Her 
sokağın başına, her mahalleye birer Atatürk heykeli dikerek Atatürkçü olduklarını 
topluma inandırmaya çalıştılar.Bunu yapanlar Amerika'dan emir alıp darbe yapan 
Natocu generallerdi, bu durum sonradan çok iyi anlaşıldı.Ancak Atı alan Üsküdar’ı 
çoktan geçmişti.
Atatürk eğitim sistemimiz içinde genç kuşaklara çok yanlış anlatılmıştır.Ya kuru 
kuruya methiyeler dizmek ya da , mavi gözlü ,sarı saçlı , yakışıklı , gösterişli, Tanrısal bir gücü olan olağanüstü bir varlıktan söz edilir gibi anlatıldı.
Her iki durumda da ulaşılmaz, insanüstü bir yaratık.
Tabii bazıları da Atatürk'e hakaret etmeyi , küfretmeyi marifet saydı, Onlar malûm yeminli Atatürk düşmanları.Onlar cumhuriyet tarihi boyunca hep var oldular ve var 
olmaya devam edecekler.Onlara çok fazla değinmeye değmez.
Oysa ki Atatürk'ü anlamak ve anlatmak gayet kolaydır.Bilimi kendine rehber edindin 
mi, gerçeği arama sevdasına koyuldun mü ,Atatürk sizin yanı başınızdadır.Bakin ne 
diyor kendisi:"Hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir" "Ben gerçeğe aşığım , gerçek 
benim aleyhimde bile olsa.""Benim söylediklerimle bilimin söyledikleri arasında arasında çelişkide kalırsanız bilimin söylediğini yapın."
Sonuçta Atatürk bir devrimcidir, bütün devrimciler gibi hayatı iyiden,doğrudan , güzel
den yana değiştirmek için mücadele etmiştir.O halde Atatürkçü olmak Atatürk gibi olmak, Atatürk gibi yapmak demektir.Bu da her Türk yurttaşının bir Atatürk olması
demektir.
Atatürk'ü en iyi anlayanlar belki de yabancilardir. Baksanıza  Norveçliler en zor durumlarda :"Atatürk olsa ne yapardı?"diye sorarlarmış kendilerine.Ve önlerindeki 
zorluğu böyle aşarlarmış.
Sonuç olarak eğer Atatürk'ü doğru anlamış olsak bugün:yokluğu, yoksulluğu , 
işsizliği , karanlığı, karamsarlığı yenmiş, her türlü terörün üstesinden gelmiş dünyayla
barışık, kendiyle barışık , komşularıyla beraber , bağımsız, onurlu bir ülke olurduk.
Tek çözüm Atatürk'ü doğru anlamaktır. Bugüne kadar yanlış anlaşıldı, bari bundan sonra doğru anlayalım.diyorum.