ANADOLU DA HAYAT
Nasıl başlasam, bilemedim. Yazacak o kadar konu var ki, seçmekte inanın zorlandım. Günümüzden biraz gerilere doğru uzanalım istedim.
Köyler oldukça şenlik, kasabalar kendi halkıyla meşgul, şehirlerde çalışmanın hesabı içindeydi.
Köylerde yaşayanlar; bağ, bahçe, tarla, hayvancılık derken nafakalarını çıkartırlardı. Patates, fasulye, mısır, buğday, soğan, lahana, pazı, maydanoz, sarımsak, nane, roka, tere, marul, havuç, turp, pırasa, ıspanak, top lahanası, karnabahar, domates, salatalık, patlıcan, biber, kabak, kereviz, bölgesine göre portakal, limon mandalina, elma, armut, ayva, vişne, kiraz, muz, erik, şeftali, kayısı, karpuz, kavun, hurma, muz, fındık, fıstık, nar, üzüm, kestane, ananas, kızılcık, karayemiş, incir, çilek, dut çay vb.
Şehirde yaşayanlar yaz tatillerini doğup büyüdüğü köylerine gidip kışlıklarını yapardı. Turşu, menemen, reçel, sos, salça hububat çeşitleri vb.
Bilmedikleri olursa, komşusuna sorup öğrenirdi. Her şeyi bilip yapamazdı. Mutlaka bilmedikleri de, olurdu. Bunu gururu yapmazdı, kibirlenip çevresine tepeden bakmazdı. Köylerde yaşayanlar, birbirine yardım etmeyi adeta görev bilirdi. Kimin tarlası kazınacak yada bellenecek, birlikte yapar birkaç gün sonra sırayla diğerlerinin de, tarlası yapılırdı.
Bir evde pişen aştan komşuya da, düşen pay ayrılırdı.
Bencillik, egoistlik kıskançlık gibi kavramlar, beyinlerde dolaşmazdı. Herkes imkanları doğrultusunda üzerine düşen görevi seve seve yapardı. Kimsenin malına göz dikip ahlaksızlık yapılmazdı.
Herkes mevsimlere göre yaşar hayatlarını ona göre kurardı. Kadınlar daha özgür yaşardı. Dağda, hayvan güder, ormanda odun yapar, ava çıkardı. İşinde gücünde olan kadın, tarlasında utanmadan çalışır, ekin ekerdi. Çocuklarına anne şefkatiyle yaklaşır, onları kimseye muhtaç etmezdi.
Her işini özgürce yapan kadın, korkusuzca yaşam sürerdi. Anadolu kadını ekmeğini taştan çıkarırdı. Haksızlığa boyun eğmeden yaşardı.
Ahırda hayvanları, tarlada ürünleriyle tüm ihtiyacını karşılayacak durumdaydı. Kimsenin eline bakmaz kendi ekip biçtiğiyle yetinirdi.
Anadolu kadını nasırlı ellerden utanmaz, gübre kokusundan rahatsız olmazdı. Giydiği kıyafetin modasına değil, rahat oluşuna bakardı.
Anadolu kadını her şeyden önce hazırcı değildi.
Apartman dairesinde oturup, bir başkasının getireceği ekmeği beklemezdi. Anadolu kadını hiçbir işten kaçmaz, her işi başaracağım diye üstlenirdi.
Anadolu kadını özgürdü, ancak hayasız değildi.