DUYGU KARAHASANOĞLU


AKIL YAŞTA DEĞİL, BAŞTADIR

Biz insanlar, akılla hareket ederiz. Son yıllarda aklını kullanamayanlarla sık sık karşılaşmaktayız.


                                         AKIL YAŞTA DEĞİL, BAŞTADIR 

 

                       Biz insanlar, akılla hareket ederiz. Son yıllarda aklını kullanamayanlarla sık sık karşılaşmaktayız. 

Yüce Rabbim, yarattığı canlıların en mükemmeli olarak biz insanları yarattı. Aklını kullanma meziyetini yine biz insanlara vermiştir. 

Ne yazık ki, bazıları akılını başkalarına kullandırır oldu. 

Maddiyat, maneviyatın önüne geçti.  öyle karaktersiz insanlar var ki, benliğini parayla satar. Bu gibi insanların topluma, verecek hiçbir şeyleri yoktur. Kişilikleri bozuk, ahlakları zayıf, düşünceleri bulanık. Her şeyden önemlisi belli bir doğruları yoktur. 

                    Akıl, yaşta değil baştadır. Bir insanın aklı kendine yetmiyorsa, her ne kadar eğitim alırsa alsın, bir başkasının kölesi olmaktan kendini asla kurtaramaz. 

Bu tip insanlar, köle olmakla kalmayıp, topluma da, büyük zararlar vermektedir. Sadece maddiyat köleliği yoktur, maneviyat köleliği de, vardır ki, bu maddiyat köleliliğinden çok daha farklı ve korkunçtur. 

                    İnanç boşluğunda sürüklenenlerin  her biri felaket kasırgasında bir yana savrulur. Bu savruluş çoğu zaman şiddetli olur. Herkesin inancı kendisinedir. İbadet yapanlarda bir başkasının lehine ibadetini yapmaz. Bunun içindir ki, her ölen kendi günah ve sevaplarıyla ebedi yolculuğuna uğurlanır. Geriye sevenlerini ve sevmeyenlerini bırakır. 

                    Dünya üzerinde çeşitli düşüncelere sahip insan toplulukları vardır. Bu toplulukların farklı inançları mevcuttur. Herkes inandığı dini yaşar. 

Her topluluğun inandığı semavi din farklıdır. Bu farklılık hoşa gitse de, gitmese de, Yüce Rabbimin huzurunda herkes hesabını verecek. 

Bu dünya, imtihan dünyası olduğu asla unutulmamalıdır. Son din İslam dinidir. Tüm insanlık İslam sancağının altında toplanmalıdır. Son peygamber Hz. Muhammed’dir. Son kitapta Kur’an- Kerimdir. 

                   Gerçek yaşanmış bir olayı  sizinle de, paylaşmak istedim. Olay yurt dışında yaşandı. on beş yaşlarında ki, gencin Müslüman ve Yahudi ve arkadaşları vardır. Hıristiyan olan genç, Müslüman arkadaşının dininden oldukça etkilenir. İçin için İslam dinine sıcaklık duyar. Ancak Hıristiyan olan ailesine bunu nasıl anlatacak. Bunları düşünürken altmış, altmış beş yaşlarında Müslüman olan bir adam yanına gelir. 

Genç, Müslüman olacağını ancak anne ve babasına bunu nasıl anlatacağını söyler. Müslüman adam, “anne baban olduğu zaman namaz kılmazsın, oruç tutmazsın.” 

Genç, bir şey söylemez. Bir gün sonra aynı adamla tekrar karşılaşır. Adam, aynı şeyleri söyleyince, genç, içini çekerek; “gereğini yerine getiremeyeceğim, bir dini neden seçeyim.”

Gerçekte yaşanan bu olay, bir çok konuyu bize anlatmaktadır. 

Seçtiğimiz dine karşı sorumluluklarımız vardır. İslam dini bize neyi emrediyorsa, onu yapmalıyız.