| ||||
| ||||
15 AĞUSTOS VE MANASTİRLAR
Bir manastırlar kentidir Maçka .
Manastırlar bir ortaçağ okuludur.
Etrafındaki köylerle beraber.
Maçka’nın üç vadisi vardır, üç tane de manastırı.
Köylerdeki küçük çaplı kiliseleri saymazsak.
Galyan vadisindeki Kuştul manastırı, Altındere vadisindeki Meryemana ,
Hamsiköy vadisindeki Vazelon .
Manastırlar Hıristiyanlığın Ortodoks mezhepli inanç kurumlarıdır.
Demek ki kuruluşlarında dini öğeler vardır.
Ortaçağda neydi din dışı olan, hiçbir şey.
Etraflarındaki köylerle yoğun etkileşimi olan kurumlardı manastırlar
Öyle ki etle tırnak gibiydi manastırlar, köylerle, köylülerle.
Oralardan öğrenci alır, yetiştirir, felsefe, matematik, teoloji okutur,tekrar oralara
gönderir.Daha üst düzeyde yetişenleri de uzak illere gönderir.
Sinop, Amasya , Samsun ...
Her vadideki köyler manastıra vakfedilmişti.
Geçimi, eğitimi oraya bağlıydı.
Çok eski çağlara dayanır manastırların kuruluşları.
Belki daha öncesi de var, bilmediğimiz, görmediğimiz, ilk çağlara dayanan.
Bildiğimiz bir şey var aslında her inanç kurumu zaman geçtikçe ilerler, gelişir,
nitelik değiştirir, insanlığın kutsal mirası olur.
Sümela da öyle, ortaçağın derinliklerinde kurulmuş , kesin tarihini bilmiyoruz.
İsmini Karadağ'dan aldığı sanılıyor, Mela Yunancada siyah anlamına geliyor.
Eski Yunanlılar, Roma uygarlığı manastırlar sayesinde kocaman Karadeniz'i
yonetmişlerdir.
Sonra Osmanlı gelmiştir, Fatih hiç dokunmamıştır manastırlara, hatta destek vermiştir
kütüphanelerine ,Yavuz Sultan Selim değerli eşyalar da bağışlamıştır Sümela’ya.
Geldik Ulusal Kurtuluş Savaşına dayandık.
Ulusal kurtuluş savaşı demek var olmak yada yok olmak savaşıdır bir millet için.
Peki Sümela’nın işlevi ne?
Sümela’nın işlevi Türk milletinin çanına ot tıkamak!
Cephanelik, papazlar savaş yöneticileri, vur bana vurayım sana , Pontus hesapları!
Her türlü diplomatik ilişkiler, taa Paris'e kadar.
Arkada Santa var, tam çete yuvası, kanlı bir yer.
Santa'ya Arsin'den, yada Gümüshane'den gidilir
Ortalık kan gölüne döner, kimse demez ki daha düne kadar biz beraber yaşıyorduk,
bugün ne oldu bize, ortalık niye kan gölü?
Zavallı insanları kırdır birbirine,ondan sonra da sıkışınca bizi asıyorlar, kesiyorlar
diye imdat ara!
Çorba taşmış kim kepçenin hesabını sorar!
Lozan'la birlikte mübadele koşulları gereği herkes Yunanistan'a gider, Yunanistan’dakiler de Türkiye'ye gelir.
Daha sonra da ikinci dünya savaşı , cahil , ırkçı yöneticilerin el altından yönetmeleri
sonucu tarihi eserlere büyük ihanet, yıkım.
Oysa ki biz istiyoruz ki Sümela şenlik olsun, müze olsun, insanlar senenin belirli
zamanlarında gelsin, beraberde geçmişi yad edelim, kol kola horona girip
horon tepelim, şenlik yapalım , özlem giderelim, eskinin güzelliklerini analım.
Şimdi yeni bir dönem, 15 Ağustos , donemi.
Hazreti Meryem Ana’nın 15 Ağustos 'ta öldüğünü biliyoruz da 15 Ağustos'ta
Sümela’da ayın yapıldığını ilk kez duyuyoruz.
Hem de baş papaz Bartelemaus başkanlığında.
Acaba bir bildikleri mı var?



